Devletin muhtarları ve belediyeleri dururken neden dernek ve vakıflar?

A+A-
Murat AĞIREL

 

Tüm dünya gibi ülkemiz de çok zor bir süreçten geçiyor. Uzmanlar her gün televizyonlarda, gazetelerde anlatıyorlar, yazıyorlar. Benim kafama takılan bir türlü cevaplarını bulamadığım sorular var.

Virüs ülkemize sirayet etmeden önce binlerce yurttaşımızın Umre'ye gitmelerine izin verildi. İlk virüs vakalarının görülmesi esnasında Umre'ye giden yurttaşların ülkeye dönüşlerinde bazıları evlerine gönderildi, bazıları da öğrenci yurtlarında karantinaya alındılar. Virüsün yayılmasının nedenlerinden biri olarak evlere gönderilen umrecilerin olduğu ileri sürüldü. Ama benim derdim bu da değil.

Umreden dönenler nereye yerleştirildi? Öğrenci yurtlarına. Yani KYK'ya ait yurtlara. Yani devlet yurtlarına... Yurt dışında yaşayan yurttaşlarımız da ülkeye getirildiğinde KYK yurtlarında karantinaya alındılar.

İngiltere'den gelenler Kırşehir'e, Kırıkkale'ye, Kuveyt'ten gelenler Burdur ve Isparta'daki KYK yurtlarına, Umre'den gelenler İstanbul, Eskişehir, Ankara'daki yurtlara… Yani hepsi devlete ait yurtlar.

Yardım çağrılarına devlet kurumları cevap veriyordu. Kolonya üretilerek, devlete ait şeker fabrikaları devreye giriyordu. Hastaneler devlete ait olanlar, karantina için de devlet yurtları kullanılıyordu.

Peki bu yurtlar normal dönemde ne yapıyordu?

Sadece yurt olarak devlete ait yurtlar mı var?

Hayır tabi ki… Vakıflara ait yüzlerce yurt var. Hatta bu yurtlar için yapmadığımız kalmadı. Mesela Altunizade'de olan öğrenci yurdu yıkıldı. Yıkılıp yenisi yapılır değil mi? Siz öyle sanın. Yurt binası yıkılınca arazisi Mahmut Esat Coşan Vakfı'na tahsis edildi.

Sadece bu vakıf değil. Acıbadem'de TÜRGEV, TÜGVA'ya yüzlerce yer tahsis edildi. Yer tahsis edilemeyenlere de "Siz kiralayın biz parasını verelim" denildi.

Peki bu süreçte "kamu yararına çalışan dernek" statüsüne sahip vakıflara ait yurtlar ne yaptı?

İlim Yayma Cemiyeti'nin Rize şubesine bağlı erkek yurdu KYK'nın yardımı kesmesini gerekçe göstererek, öğrencilerden yurtta kalmadığı parayı istemiş. Sancaktepe Belediyesi yine bu vakıf için 186 bin TL'ye mobilya almış. İhaleyi yapmış ve de "Cem İnşaat" kazanmış. Sözleşme 26 Mart'ta imzalanmış.

Yahu anlamadığım şu;

Bu vakıfların sahip olduğu yerlerin çoğu devlete ait. Kiralarını devlet ödüyor. Yurtlarda kalan her öğrenci için devlet bu vakıflara para veriyor. Vakıflar öğrencilerden de para alıyor. Yetmiyor öğrenci okutuyoruz diye de para topluyor.

Eee, hani bu öğrencileri ücretsiz okutuyordunuz?

Hani ücretsiz barınmalarını sağlıyordunuz?

Sayın Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, "Salgından etkilenen vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına 353 milyon TL ek kaynak aktarılacağını" açıkladı.

Devletin muhtarı, belediyesi dururken neden dernek ve vakıflar?

Bu dernek ve vakıflar kimlerdir?

Biz vatandaşlar olarak takibini nasıl ve nereden yapacağız?

"Kamu yararına çalışan" vakıflara ait yurtlar bu zor zamanlarda devlete yardımcı olmayacaksa, vatandaşların barınma ihtiyaçlarını karşılamayacaklarsa ne zaman "kamu yararına" çalışacaklar çok merak ediyorum. Tek görevleri para toplamak ve kamu kurumlarının imkânlarını kullanmak mıdır?

Hakkını yememek adına sadece TÜGVA'nın sağlık personeli için yurtlarını açtığını, emir beklediğini okumuştum. Sorularıma cevap alabilir miyim bilmiyorum.

Ben yine de sormuş olayım…

dfs-004-001-011-001-001-001-002-016.jpg

  • Yorumlar 10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları