Eğitimde reform

A+A-
Ahmet SEVGİ

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, geçenlerde İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi'nin açılış töreninde şunları söyledi:

"Samimi bir muhasebeyle geçtiğimiz 18 yılda her alanda, tarihî eserlere ve hizmetlere imza attığımızı ama eğitim ve öğretimde, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum.

Önümüzdeki dönemde önceliğimizi, aileden başlayarak eğitim-öğretim hayatları boyunca evlatlarımızı hakkıyla yetiştirmek olarak değiştirmemiz şarttır. Bu değişim, sıradan müfredat tadilatından ziyade topyekûn eğitim-öğretim reformu gerektirir."

Cumhurbaşkanı'nın yukarıdaki ifadelerinde iki husus öne çıkmaktadır:

1- 18 yıldır iktidarda olmalarına rağmen eğitim-öğretim ve kültürde başarısız olduklarının itirafı.

2- Eğitimde reform isteği…

Bunlardan birincisi yani eğitim ve kültürde başarısız olduklarına dair itiraf yeni değil. İlk defa 2014'te Başbakan yardımcısı sıfatıyla Bülent Arınç dile getirmişti bu gerçeği:

"Maddî anlamda ülkemize çok büyük hizmetler verdik. Türkiye birkaç yüzyılda yapamadığını, görmediğini AK Parti'nin 12 yıllık hükümetleri döneminde gördü ama aynı gelişmeyi manevî alanda, sosyal alanda yaşayıp yaşayamadığımızı tekrar gözden geçirmemiz lazım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ise defaatle dinledik bu itirafı. Söz gelimi "2016 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür-Sanat Büyük Ödülü" töreninde Sayın Erdoğan şöyle demişti:

"İki alanda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamamış olmaktan dolayı fevkalade üzgünüm. Bunlardan biri eğitim, diğeri kültür-sanattır."

Yine Sayın Cumhurbaşkanı "2017-2018 Akademik Yılı Açılışı"nda aşağı yukarı aynı ifadeleri tekrarlamıştı:

"Hep ifade ettiğim gibi 15 yılda çok büyük reformlara imza attık. Bu bir özeleştiridir aynı zamanda. İki alanda arzu ettiğimiz gelişmeyi sağlayamadık. Bunlar eğitim-öğretim ve kültürdür."

İbn Haldun Üniversitesindeki ile bu konuşmalar birleştirildiğinde iktidarın en az 5-6 senedir eğitim ve kültürde başarısızlıklarının farkında oldukları görülür. Peki, bu başarısızlığın önüne geçilmek için ne yapılmıştır? İkide bir başarısızlıklarını tekrar ettiklerine göre hiçbir tedbir alınmamış demektir.

Sayın Cumhurbaşkanı, eğitim-öğretimde reform gerektiğini söylüyor. Doğru da, kim yapacak bu reformu? Elbette iktidar yapacak. Lakin reformun mahiyeti nedir, bilmiyoruz. Dolayısıyla korkarım eğitimde reform işi de yine lâfta kalacak. Çünkü 5-6 yıldır eğitimde başarılı olunamadığı dillendirildiği halde hiçbir müşahhas tedbir alınmamıştır.

Adam hiç olmazsa "Eğitimde, kültürde niye başarılı olunamadı?" başlığı altında geniş kapsamlı bir kongre düzenler, konunun ilim adamları ve siyasetçiler tarafından tartışılmasına imkân sağlar. Böyle bir toplantıdan eminim çok faydalı sonuçlar çıkacaktır.

Biz burada eğitim reformuna dair ipucu mahiyetinde birkaç hatırlatma yapmakla yetineceğiz:

1- Öncelikle öğretmen yetiştirme politikası değiştirilmelidir.

2- 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilerek mecburî eğitim sadece "ilkokul"la sınırlı tutulmalıdır.

3- Üniversitelerin % 80'i kapatılmalıdır.

4- Eğitim kurumlarında nicelik değil, nitelik esas alınarak okulların diploma dağıtan kurumlar olmaktan çıkarılması sağlanmalıdır.

5- Millî Eğitim Bakanlığı siyaset üstü bir hüviyete büründürülmelidir.

Bütün bunları yapabilecek siyasî bir irade varsa eğitimde reform yapılabilir. Aksi halde "dostlar alışverişte görsün" itiraflarını daha çoook dinleriz.

***

ACZİMİN GİRYESİ:

KEŞKE

Keşke lakırdıyla peynir gemisi yürüse,

Biz uyusak da, koyunları komşu örüse.

                                    (Li-müellifihî)

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58