Ermeni vahşetine şok belge

Ermeni vahşetine şok belge

Ermeni vahşetine şok belge

Mahkeme kararı
Kafkas Ordu Karargahı’na bağlı askeri mahkemede bir dosya: Ermeni gönüllüler, Türk kadın ve kızlarına tecavüz ve işkenceden suçlu bulunmuştur.


Generalin çektiği telgraf
Kafkas Orduları Komutanı Odişelidze, merkeze gönderdiği telgrafta, “Ermeni birlikleri kadın çocuk tüm silahsız Türklere karşı kitlesel vahşete girişti” diyor.


Gün ışığına çıkan Rus arşivlerindeki belgeler, 1. Dünya Savaşı sırasında Türklerin katledilişini ortaya koydu
İÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü araştırma görevlisi M. Bora Perinçek, Sovyet arşivlerinde 1915-1923 yıllarını kapsayan araştırmasında, Ermeni soykırımı iddialarını çürütecek ve Ermenilerin Türklere uyguladığı vahşeti ispatlayacak belgelere ulaştı. İlk kez yayımlanan bu belgeler, üst düzey Sovyet yetkililerinin itiraf ve tespitlerini kapsıyor.


Mezalimin belgeleri Rusya’da
İÜ araştırma görevlisi Perinçek’e göre; sözde Ermeni soykırımı iddialarını çürütecek kanıtlar ile 1. Dünya Savaşı sırasında Ermeni çetelerinin silahsız Türklere karşı giriştiği vahşi kırımların belgeleri Rus arşivlerinde

Haber: Fatih ERBOZ
Son dönemde Türkiye ve dünya kamuoyunu zaman zaman fazlasıyla meşgul eden konuların başında gelen sözde Ermeni soykırımı iddialarına karşı en kapsamlı belgelerin Rusya devlet arşivlerinde olduğu belirtildi. İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü araştırma görevlisi Mehmet Bora Perinçek, “Çarlık generallerinin ve subaylarının yazdığı yüzlerce rapor ve Çarlık askeri mahkemelerinin yüzlerce tutanağı ve kararlarının, Birinci Dünya Savaşı sırasında işgal edilen bölgelerde Ermeni gönüllü birliklerinin Müslüman halka karşı vahşi kırımlara giriştiğini, mallarını yağmaladığını açıkça gözler önüne serdiğini” ifade etti.

Ermeniler kapattı

Perinçek, “Sovyet Arşiv Belgeleri Işığında Türk-Ermeni İlişkileri 1915-1923” konulu yüksek lisans tezinde Rusya’nın, Osmanlı Devleti’ni paylaşma savaşı yürüten büyük devletlerden biri olarak, 1915 tehcirinin öncesi ve sonrasını ayrıntılarıyla kayda geçirdiğini belirterek, şunları dile getirdi: “Çarlık Rusyası, 19. yüzyıl ortalarından 1917 yılında yıkılana kadar Ermeni meselesinin taraf olarak içindedir. Bu döneme ait Sovyet arşivlerinde birçok Sovyet Ermenistanı belgesini bulmak mümkündür. Ermeni devlet arşivlerindeki çok sayıda önemli belge bugün araştırmacılara kapalıdır. Ancak o belgelere Rus devlet arşivleri üzerinden ulaşılabilmekteyiz. Bunlara bir de Ermeni ve diğer Transkafkasya cumhuriyetlerinin kaynaklarını eklediğimiz zaman, Rus devlet arşivlerinin Ermeni meselesinde en önemli belgeleri barındırdığını söylememiz abartı olmayacaktır.”

İtiraflar içeriyor
Rus arşivlerinde, Çarlık Rusyası’nın, Sovyet devletinin, Taşnak ve Sovyet Ermenistanı’nın en üst düzeydeki yetkilileri tarafından imzalanmış çok gizli raporlar ve yazışmalar bulunduğunu vurgulayan Perinçek, “Bu belgeler, Ermeni soykırımı iddiasında bulunanların itiraflarını içermekte, Ermeni meselesini Türkiye’ye karşı kullanan güçlerin saptamalarını ortaya koymaktadır. Ayrıca Çarlık Rusyası ve Sovyet Rusya gibi üçüncü bir gücün saptamalarını yansıtması nedeniyle de, uluslararası alanda etkili ve geçerli kanıt değeri taşımaktadır. Özellikle raporlar ve iç yazışmalar, devlet yetkililerinin gerçeği belirlemeye yönelik samimi değerlendirmelerini içermektedir” dedi.




Birinci Dünya Savaşı yıllarında Taşnaksütyun tarafından örgütlendirilen ve Anadolu’nun dört bir yanında kadın-çocuk demeden masum insanları katleden Ermeni çetecilerinden bir grup.


Rus komutana vahşet mektubu
Türk Orduları Kafkas Cephesi Kumandanı Vehbi Paşa’nın Rus Orduları Kafkas Cephesi Kumandanı General Prjevalski’ye yazdığı 22 Ocak 1918 tarihli mektup adeta Ermeni vahşetinin kanıtı niteliğinde. Mektup özetle şöyle: “Erzincan’dan Rus kolordusunun ayrılmasının ardından Ermeni zulmü, hanelere saldırı ve kuytu köşelerde adam öldürme boyutunu aşarak daha da yayılmış ve köylere açık saldırılara, kadınlara tecavüze, erkek nüfusun katledilmesine, köylerin ateşe verilmesine dönüşmüştür. Bu arada Erzincan’a 18 kilometre uzaklıktaki Zekkih köyü bu tür talihsiz olaylara maruz kalmıştır. Bir hafta öncesinde Ardası’dan 3 kilometre uzaklıktaki Müslüman köyü Koska, 30 kişilik bir Ermeni çetesinin saldırısına uğramış, köyün yakılmasının ardından insanlığa kan ağlatacak bir dram yaşanmıştır.”

Türkleri yok etme metodu
Mehmet Bora Perinçek’in çalışmasında, Erivan’ın Türklerden kurtulmak ve “Büyük Ermenistan” ı kurmak için Çarlık ordusunun kumandası altında savaşa soktuğu gönüllü birliklerinin, Rus Çarlığı’na hem “ajan” görevi yaptıkları, hem de Anadolu’da büyük katliamlara giriştikleri ifade ediliyor. Perinçek şöyle devam ediyor: “Gönüllü birliklerin faaliyetleri, Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Ermeni olaylarının anlaşılması bakımından belirleyici önemdedir. Gürcü devlet adamı Karinyan, ’Ermeni gönüllüler, işgal edilmiş bölgelerde bütün gücünü göstererek, Ermeni olmayan nüfusun fiziksel olarak yok edilmesi metoduna başvuruyordu’ diyor.”















 


İşte katliamın kanıtları
Batılı ülkelerin Türkiye topraklarına sahip olma emellerinin ortaya çıktığı döneme ait ibret belgeleri Ermeni mezalimini de bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İşte Rus Kafkas Orduları Komutanı Odişelidze’nin telgrafı: “Ermeni birlikleri, kadınlar ve çocuklar dahil, silahsız Türk halkına yönelik kitlesel vahşiliklere girişiyorlar.” (en üstte solda). Stalin’in Çiçerin’e 3 Kasım 1920 tarihinde gönderdiği telgraf: “Türklerin Ermenilere saldırılarının boyutlarıyla ilgili söylentiler, itilaf ajanları tarafından abartılmaktadır. Van, Muş ve Bitlis’in Ermenilere verilmesi emperyalist, aptalca ve provokatörce bir taleptir.” (solda ortada) Kafkas Ordu karargahına bağlı askeri mahkemeden bir dosyadan alıntı: “Ermeni gönüllüler, Kürt kadın ve kızlara tecavüz, 26 kadın ile çocuğa kasıtlı işkence etmekten ve öldürmekten suçlu bulundu.” (solda altta). “Türkler ve Bolşevikler Ermenistan’ı nasıl hakladılar?” başlığıyla yayınlanan ve uluslararası kamuoyunu soykırım yalanına inandırma gayreti içerisindeki Ermeni milliyetçisi Pro Armenia dergisinin kapağı (üstte).

 

‘Kürtlere saldırmayın köyleri yağmalamayın’
Mehmet Bora Perinçek, incelediği çok sayıda belgede Ermeni katliamının açık bir şekilde gözler önüne serildiğine işaret ediyor ve Rus askerlerinin çekilmesinin ardından Ermenilerin büyük bir yağma hareketine giriştiklerini savunuyor. Perinçek, “Ermeni birliklerinin Müslümanlara yönelik giriştikleri yağmalar da mahkeme raporlarıyla sabittir. Van’ın işgalinin ardından şehrin valisi olan Aram’a Rus ordularının Van birliği komutanı Nikolayev tarafından gönderilen 34 sayılı 22 Haziran 1915 tarihli talimatta Ermenilerin bölgedeki Kürt nüfusa saldırmamaları ve köylerini yağmalamamaları bildirilmektedir. Aram, talimata verdiği protesto cevabında, emirlerin yerine getirilmeyeceğini, hala işgal edilmemiş bölgelerdeki Müslümanlara uyarı olması amacıyla suçluların en ağır şekilde cezalandırılacağını belirtmektedir” diyor.
Araştırma görevlisi Perinçek’in, Ermeni katliamıyla ilgili mercek altına aldığı ve önemli bilgilere ulaştığı belgelerden biri.




Esirleri bile katlettiler
Ermeni gönüllü birliklerinin “tehcir” öncesinden itibaren Türklerin ve Kürtlerin yaşadıkları köyleri kılıçtan geçirdiğine yer veren Mehmet Bora Perinçek, incelediği belgelerde, “Ermeniler savaş esirlerini dahi öldürdü. Taşnakların yaptığı katliamlar ve yağmalar, onları Osmanlı’ya karşı kullanan Rus komutanlarını bile dehşete düşürmüştür. Müslüman kadınların, çocukların ve yaşlıların Ermeni çeteleri tarafından katledildiklerine dair birçok rapor, bizzat Çarlık yetkilileri tarafından kaleme alınmış, bunun önüne geçilmesi için Ermeni gönüllü birliklerine yüzlerce yazılı talimat verilmiştir. Hatta oluşturulan askeri mahkemelerde azımsanmayacak sayıda Ermeni subayı ve askeri yargılanmış ve ağır cezalara çarptırılmıştır” bilgilerine ulaştı.