Hezarfen Ahmed Çelebi'nin "uçma" tutkusu tiyatroda!

Hezarfen Ahmed Çelebi'nin "uçma" tutkusu tiyatroda!
Okmeydanı'nda uçma denemeleri yaptıktan sonra Galata Kulesi'nden atladığı bilinen Hezarfen Ahmed Çelebi'nin "uçma" tutkusu sahneye aktarılacak.

Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde de yer alan Hezarfen'in hikayesi, İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) tarafından "Uçmak - Hezarfen Ahmed Çelebi" oyunuyla anlatılacak.

Ömer F. Oyal'ın kaleme aldığı iki perdelik oyun, yarın ilk kez tiyatroseverlerle buluşacak. Dekoru, kostümleri ve kalabalık kadrosuyla dikkati çeken oyunun yönetmeni Hakan Çimenser, yaklaşık 2 aydır hazırlıklarını sürdürdükleri oyunun detaylarını anlattı.

Aynı zamanda Devlet Tiyatroları Başrejisörü görevine de devam eden Çimenser, Anadolu insanının sahip olduğu tarihi geçmişe işaret ederek, "Biz onun içinde geçen hikayeleri bu tür dramatik sanatlarla çok daha iyi anlatabiliriz. Bu aslında okumaktan daha hızlı bir süreçtir. Tiyatro da sinema da diziler de bu işlevi yerine getirebilir. Önemli olan orada hassas davranmak, bunun dramatik bir kurgu olduğunu anlamak. Herkes açısından tarihsel gerçekler diye algılanıp farklı farklı yorumlar yapılması söz konusu oluyor ama aslında bunları yapmak ve anlatabilmek önemli." diye konuştu.

Çimenser, oyunun hedeflerine de değinerek, "Dünyada herhangi bir festivale gittiğimiz zaman bize en çok sorulan soru bu, 'Sizin hikayeleriniz nerede?' diyorlar. Biz, Devlet Tiyatroları Genel Müdürüyle biraz böyle düşünerek işe başladık. Yani hakikaten bizim hikayemiz ne? Biz onu tiyatronun gerçeği ve estetiğiyle, bugünkü haliyle gerçekten dünyaya anlatabiliyor muyuz, onlar bizim hikayelerimizi bu güçte ve estetikte seyredebiliyor mu? Hedefimiz buydu." ifadelerini kullandı.

Yeni ve yerli hikayeleri iyi kurgulamanın önemine dikkati çeken Çimenser, şöyle devam etti:

"Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde, Hezarfen Ahmed Çelebi'nin Galata Kulesi'nden Üsküdar Doğancılar Meydanı'na doğru uçtuğunu anlatması ve orada Lagari diye bir başkasının uzaya çıkmak için bir roketle kendisini göğe fırlatması, 17. yüzyılda böyle orijinal insanların yaşaması bizim ilgimizi çekmişti. Benim çocukluğumdan beri ilgimi çeker zaten. Onların hayatına dair hayal kurmak istedik. Ne yaşadılar o dönemde? İçinde bulundukları ortamda niçin böyle bir şey istediler? Neden böyle bir tutkuya sahiplerdi? Bunu anlatmak istedik." 

"BU OYUN BİZİ ANLATIYOR"

Hezarfen'in ilim, fıkıh ve kelamla uğraşan bir medrese hocası olduğunun düşünüldüğünü aktaran Çimenser, etrafındakilerin inanmamasına rağmen, ölümle yüzleşen Hezarfen'in o atlayışı gerçekleştirdiğini ve uçmayı başardığını dile getirdi.

Başrejisör Çimenser, tarihe ait bu kesiti, kendi dünyalarını da ortaya koyup olabildiğince gerçek bir şekilde anlatmak istediklerini söyledi.

Oyunun 1582'lerde yapılmış bir şenlik sahnesiyle açıldığı kaydeden Çimenser, "Umarım izleyici de bunu sırtlayıp götürecek. Bunu onlardan istiyorum. Çünkü bu (oyun) bizi anlatıyor." dedi.

Çimenser, "Biz"i anlatan hikayelerin Devlet Tiyatrolarında anlatılmaya devam edeceğinin altını çizerek, "Kafamızda bu projeyi üçleme haline dönüştürecek uzun bir süreç var. O süreç içerisinde kendi insanlarımızdan ve geçmişimizden anlatacağımız hikayeler var." ifadelerini kullandı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.