Bugünkü Yazarlar Tüm Yazarlar
Dr. Fatma ÇELİK

Dr. Fatma ÇELİK

İnsancıl ve yasal bir çözüm gerekiyor

Geçtiğimiz günlerde, kapıda kalan kargo görevlisine yetişmek adına hızlıca eve dönmem gerekirken, yürüme yolum üzerindeki ormanın evime yakın kapısında 5-6 tane köpeğin ayakta, havlıyor oluşu nedeniyle, o kapıyı kullanamamış; ormanın çevresinden dolaşarak ve bir an önce eve varmak için koşmak zorunda kalan biri olarak yazıyorum bu satırları…

Yakın çevremdeki kimsede olmayan büyük bir hayvan korkum var. Sahipli-sahipsiz, küçük-büyük hiçbir hayvana -ne yazık ki- yaklaşamıyorum.

Ancak bu korkumu yenmek için büyük bir çabam var. Zira, mesela geçen gün korktuğum o ormandaki köpeklerin de oradaki ağaçların gölgesinde yeşillikler içerisinde yaşamasına duyduğum saygım var.

Sokak hayvanları sorunu

Sokak hayvanları meselesi, bir sorun mu? Evet bir sorun.

Ancak bencilce bir katliam yapmadan, insancıl ve yasal seçeneklere başvurarak zamanla çözmemiz gereken bir sorun.

Üstelik gün geçtikçe büyüyen bir sorun. Ülkenin ekonomisi düşünüldüğünde, kendine yiyecek alamayan insanların sokaklardaki hayvanları besleme girişimleri de her geçen gün azalıyor. Sokak köpekleri günden güne daha zayıflıyor.

Zaten bu soruna eğilmemek, onların sokaktaki yaşamıyla ilgili gerekli çalışmaları yapmamak da onları ölüme terk etmek demek.

Bu açıdan sokakların güvenliği kadar hayvanların hayatı için de bu konuda politikalar üretilmesi şart.

Ancak... İnsancıl ve yasal bir şekilde.

Çözüm şart ama…

Barınakları yönetmede yeterli özenin gösterilmediği ortada. Barınaklarımız ne yazık ki hemen hemen her açıdan yetersiz.

Öz eleştiri yaparsak, barınaklarda özeni arttırmak adına bizlerin de sivil gönüllüler olarak yeterli çabayı göstermediğimiz ortada.

Bu durumda, “toplayalım, koyalım barınaklara” demek, onları “acılı bir ölüme” terk etmek anlamına geliyor.

Büyük eksiklikleri olan mevcut Hayvanları Koruma Kanunu ise, belediyelere sokak hayvanlarını aşılatma, kısırlaştırma ve bulduğu yere geri bırakma sorumluluğu yüklüyor.

Bu konudaki sorumlulukta yetersiz kalmamız ise, bir başka ve en büyük sorunumuz. Zira, çözümün kısırlaştırmadan geçtiği oldukça açık.

Hayvanların yaşam hakkını hiçe sayan acımasız yöntemleri tartışmaya açmak dahi bu toplumun yardım sever, vicdanlı değerlerine yara aldırır.

Yazarın Diğer Yazıları