İstiklâl Marşı'nın kabulünün 100'üncü yıldönümü

A+A-
Ahmet SEVGİ

Bu Cuma (12 Mart 2021) "İstiklâl Marşı"nın kabulünün 100'üncü yıldönümü. TBMM 2021'i "Mehmet Akif ve İstiklâl Marşı Yılı" ilan etti. Bu vesile ile bugün sizlere İstiklâl Marşı'ndaki millî ve dinî ruhu "Et-tekrâru ahsen velev kâne yüz seksen" kabilinden tekrar özetlemeye çalışacağım.
Korkma!
İstiklâl Marşı'nın "Korkma!" ihtarıyla başlaması boşuna değildir. Zira İstiklâl Marşı'nın yazıldığı tarihte daha "İstiklâl Savaşı" kazanılmamıştı. O günlerde milletin büyük bir çoğunluğunda korku ve ümitsizlik hâkimdi. Amerikan mandasını düşünenler bile vardı.
Diğer canlılarda olduğu gibi insanlarda da "korkma" duygusu vardır. Üstelik insanın korkması çok daha değişik ve cesaret kırıcıdır. Herhangi bir şeyden yahut işten korkan kişinin tekrar o alana yönelmesi çok zordur. İşte bunun içindir ki Mehmet Akif "İstiklâl Marşı"na "Korkma!" hitabıyla başlamıştır.

"Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak."
İstiklâl
Bir milletin, kimseye tabi olmadan, hiçbir milletin boyunduruğu altına girmeden bağımsız olarak yaşaması demek olan istiklâl, en çok da Türk milletinin hakkıdır. Çünkü Hakk'a tapan bu millet aynı zamanda hak, hukuk ve adaletten ayrılmamıştır. Dolayısıyla, "istiklâl" en çok da Türk milletinin hakkıdır:

"Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl."
Hürriyet
      İnsan için "hürriyet"ten daha önemli ne olabilir? Hürriyeti elinden alınmış bir kişinin demir kafes içine hapsedilmiş herhangi bir canlıdan ne farkı vardır? Aynı şey milletler için de geçerlidir. Binaenaleyh, Türk milleti gibi ezelden beri hür yaşamış bir millete kim zincir vurabilir?

"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım//Hangi çılgın, bana zincir vuracakmış? Şaşarım."İman
İmanı sadece dinî bir terim olarak ele almamak gerekir. Yunus'un ifadesiyle "Neyi sever isen imanın oldur" (Risâletü'n-nushiye, v. 6a) Vatanını, istiklâlini, bayrağını, özgürlüğünü seven bir millet bu değerler uğruna her zaman canını vermeye hazırdır. Böyle bir inanç karşısında hangi maddî güç ayakta durabilir ki?

Garb'ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar//Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var."
Vatan
Vatanı basit bir toprak parçası olarak görmemeliyiz. Namık Kemâl'in ifadesiyle "vatan bizim evimizdir." Evsiz barksız yaban ellerde itilip kakılan mültecileri gördükçe "Vatan sevgisi imandandır" sözünü daha iyi anlıyoruz:

"Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ//Etmesin, tek vatanımdan beni dünyada cüdâ."
Ezan
Dinsiz insanlar olabilir. Ama dinsiz toplum yoktur. Bu yüzden, her milletin öyle veya böyle dinî bir inancı, bir mabedi, ibadet vaktini belirten bir davet usulü vardır. Müslüman bir toplum olarak camilerimizin açık olması ve ezanın susmaması da bizi ayakta tutan değerlerdendir.

"Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli//Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli."
Bayrak
Bayrak; bir milletin/devletin bağımsızlığını temsil eder. Şeref ve haysiyet sembolüdür. Bu sebeple el üstünde tutulur, baş tacı edilir. Mehmet Akif de bayrakla Türk milletini özdeşleştirerek ay yıldızlı bayrağımız gökyüzünde sonsuza dek dalgalanacak, Türk ırkı da ebediyen yaşayacaktır, diyerek "İstiklâl Marşı"nı tamamlar:

"Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl//Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl//Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl//Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet//Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl."
Görülüyor ki Mehmet Akif "vatan, hürriyet, istiklâl, bayrak, hakperestlik, din, iman, ezan" gibi bizi ayakta tutan maddî ve manevî değerleri "İstiklâl Marşı"nda tek tek sıralamıştır. Bu değerlere sahip çıktıkça milletimiz ebediyen yaşayacaktır.
Bu vesile ile "İstiklâl Marşı"nın yazılışının 100'üncü yıldönümü dolayısıyla şairimiz Mehmet Akif'e ve bütün şehitlerimize C. Allah'tan rahmet niyaz ediyoruz. Makamları cennet olsun...
***
ACZİMİN GİRYESİ:

Millî ve dinî ruhtur bizi ayakta tutan,
Birlik fikri değil mi gücümüze güç katan?
                                           (Li-müellifihî)

 

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58