Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı günlük hasta sayısının ardındaki gerçeği açıkladı

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı günlük hasta sayısının ardındaki gerçeği açıkladı
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Bugün 2 bin 90 diye açıklanan rakam da tam doğru rakam değil. Biz sadece tek semptomu olana test yapmıyoruz. Burada açıklanan rakam en az iki belirtisi olan ya da bir belirtisi ve yanında bir hasta olanların içinde pozitif olanların sayısı” dedi.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Türkiye’de korona virüs salgınının son durumu ve Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı günlük hasta sayısı rakamlarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Salgınla mücadelede alınan önlemlerin iller bazında değil Türkiye çapında uygulanması gerektiğini belirten Ceyhan, gerçek hasta sayısının, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı rakamların 5 katı olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın Habertürk canlı yayınında yaptığı açıklamalar şöyle:

“Tam anlamıyla 2. dalga dememiz için dünya çapında 1. Dalganın bitmesi lazım. Şu anda salgının birinci dalgasında artış dönemi yaşıyoruz.

Bu böyle davam ederse ve tedbirler düzeyi ve halkın bu uyma düzeyi sürerse 3. ve 4. artış dönemi göreceğiz. Mesela Ankara’da vakalar arttığında birkaç hafta içinde İstanbul’da da artacağını söylemiştim. Çünkü bunu bilmek için kâhin olmaya gerek yok. Bir yerde arttığı zaman oranın lokal özelliklerinden artmıyor. Bu virüsün özelliği, salgının dinamiği; bir şehirde artarken siz orayı korumaya almazsanız; hatırlarsanız mart ve nisan aylarındaki artış döneminde tek merkezli bir salgındı, iller arası dolaşımı kapattık biz. O yüzden fazla etrafa yayılmadan günlük vaka sayısını binlere kadar indirebilmiştik. Artık tek merkezli bir salgın değil. İstanbul nüfusu itibariyle ağırlığını çekiyor ama İzmir de artmaya başladı. Batı illerinin birçoğunda artmaya başladı. Ankara da artacak, ta ki toplumsal bağışıklık gelişinceye kadar. Artık o ilk dönemdeki gibi bir ilde alınacak önlemlerle bu salgını kontrol altına alma dönemi geçti. Şu anda bütün Türkiye’de uygulanacak tedbirlere ihtiyacımız olacak. Ankara’da biz yaşadık, Ankara’da Sağlık Bakanlığı çok ciddi önlemler aldı. Sonra bir azalma dönemine girildi. Şimdi İstanbul’da artmaya başladı. Şimdi bakıyorsunuz İstanbul’dan her gün binlerce kişi Ankara’ya geliyor. Ankara’da yeniden bir artış dalgası olacak. Bunlar bu tedbirlerle kaçınılmaz."

“BİZDEN DAHA KÜÇÜK ÜLKELERDEN AZ VAKANIN ÇIKMASI AKLA YATKIN DEĞİL”

"Avrupa’da günlük vaka sayıları 10 binlerin üzerinde. Bizim Avrupa’daki bizden küçük ülkelerden daha az vakamızın olması tabi ki mümkün değil. Çünkü alınan önlemlere bakıyoruz, uluslararası ilişkilere bakıyoruz, Polonya’da olduğu rakamın bizde olmaması akla yatkın değil. Salgın şu anda çok yoğun şekilde devam ediyor. Virüs birinci artış döneminden daha yoğun.  Fransa’da sokağa çıkma yasağı uygulanan bölge sayısı 40’a yükseldi. İspanya’da, Almanya’da, İngiltere’de yavaş yavaş restoranlar kapatılıyor. Çekya’da yeniden okullar kapatıldı. Bunlara gerek kalmadan almamız gereken çok basit önlemler var. Mesela mesaileri kademelendirme yoluyla toplu taşıma araçlarındaki yoğunluğun azaltılması, toplanmalara sayı sınırlaması koyulması, yani her toplanmaya göre bir sayı sınırı koymalıyız. Eğer yüzlerce kişinin katıldığı düğünlere engel olamazsak bu toplanmalardan yüzlerce, binlerce vaka çıkmasını engelleyemeyiz."

“SÜPER BULAŞTIRICI DİYE BİR KAVRAMLA TANIŞTIK”

"Bu salgında biz süper bulaştırıcı bir kavramla karşılaştık. Maalesef vakaların çoğunluğunu bu süper bulaştırıcılar oluşturuyor. Bu hastalık grip gibi değil. Bir grup var 2-3 kişiye bulaştırıyor, bir grup var yüzlerce kişiye bulaştırıyor. O yüzden mücadele yöntemleri biraz farklı olmalı. Griple mücadele ettiğimiz yöntemlerle mücadele etmeye çalışıyoruz ama yetmiyor. Şehirler arası dolaşımın mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor.

Test sayılarımız yetersiz artırılması lazım. Hem sayı artmalı hem de uyguladığımız yeniden gözden geçirilmeli. Biz futbol takımlarını tarayarak, organize sanayi bölgelerini tarayarak etrafa bulaştıran insanları bulamayız. Onu bulmamız için bizim tarama testlerini sağlık personellerine, hizmet personellerine, garsonlara ve öğretmenlere her hafta yapmamız lazım."

AÇIKLANAN RAKAMLAR DOĞRU DEĞİL

"Bugün 2 bin 90 diye açıklanan rakam da tam doğru rakam değil. Biz sadece tek semptomu olana test yapmıyoruz. Burada açıklanan rakam en az iki belirtisi olan ya da bir belirtisi ve yanında bir hasta olanların içinde pozitif olanların sayısı.

Asemptomatik vaka oranı dünyanın her yerinde aynıdır. Bakanlık dedi ki şu anda vakaların yüzde 20’si belirtili seyrediyor. Yüzde 20’si kadarı semptomlu seyrediyor. Bu rakamın en az 5 katı kadar tespit edilen vaka olması lazım. Bütün ülkelerin kat sayısı var. Bakanlığın açıklamasından bu hesabı yapıyorum. Türkiye’de 20 bin aktif vaka sayısı varken bir tarama yapıldı ve 10 binde 26 gibi bir sonuç çıktı. 10 binde 26’yı Türkiye nüfusuna çarparsanız 215 gibi bir rakam çıkar. Demek ki biz aslında aktif vaka sayısının 10 katı kadar virüs pozitif çıkan kişi bulmuşuz."

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58