İşgal mi?

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Bugün köşemi okuyucularımın ferasetine bırakıyorum. Çok değerli okurum Dr. Nuri Çağatay hem asker hem doktor ve tesbitleri Türkiye gerçeğini yansıtıyor. Bana gönderdiği e-posta;

Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Sizin ve Önkibar'ın seçilmesi, son günlerde birilerinin işine gelmeyen önemli bir şeyler yazdıklarınızın kanıtıdır bana göre. Tekrar tekrar geçmiş olsun. TBB başkanının deyimiyle AB standartlarının çok üstüne çıkaracak yargı projesi arefesinde söz söyleme, ya da toplumu bilgilendirme görevinin sokak yöntemiyle engellenmesi,  yaşama geçirileceğine inanarak TBB başkanını 'alkışlama'  gafletinden uyandırmaya yetmemiş anlaşılan.

Neden yaşama geçirilmeyeceği ise bence çok basit. Parti genel başkanı olarak söylenenlere itiraz edenlerin, 'Cumhurbaşkanı'na Hakaret' ten cezalandırıldığı ve hapishaneleri doldurduğu günümüzde AB standartlarında yargı reformu projesinden söz edilmesi, hukukta kullanılan deyimiyle 'Yaşamın Olağan Akışına' uygun değildir.

Her işe gelmeyen söz için yargının gerekeni yapacağını söylemek ve yargının da gerekeni hemen yapması, bu gücü elinde bulunduranların vazgeçebileceği bir durum değildir, bunu ummakta yine 'yaşamın olağan akışına' uygun değildir.

Birer telefon görüşmesi sonucu ağır suçlama ile hapiste tutulan kişilerin tahliye edilmeleri, mahkeme karar vermeden bir uçağın taa ABD'de çok önceden hazırlanıp bir gün öncesinde Türkiye'ye gelmesi, AB standartlarının çok üstünde yargı reformunun yapılacağına inanmak duygumuzu ne kadar gıdıkladığını anlatmaya gerek yok sanırım.

Dünkü köşe yazınız da içimizi fazlasıyla acıttı. Balkan savaşlarından örnekle yola çıkıp "Türkiye'yi İşgale mi Hazırlıyorlar" değerlendirmeniz çok yerinde ve önemli. Emekli bir askeri doktor olarak ordunun okullarının ve hastanelerinin elinden alınmasının bir anlamı ve karşılığı vardır diye düşünüyorum.

Bunlara 2002 de ABD- Nevada'da yapılan ve ABD tarihinin en büyük tatbikatı olan bir ülkenin işgali tatbikatını, Metal Fırtına kitabının yazılmasını, Erol Manisalı hocamızın bu konudaki öngörülerini, TSK yapısının değiştirilmesine dönük kumpas davalarının bir ABD projesi olmasını, 2010 yılından beri Ege'de Türkiye'nin dışlanarak ABD-İsrail- Yunanistan ortak deniz tatbikatlarının yapılmasını ve son olarak,  başka Nato ülkelerindekilerini sorun etmeyen ABD'nin yüksek irtifa savunma sistemi olan S-400'lere bu denli karşı çıkmasını ve bu tür savunma sistemlerinin İsrail-Mısır savaşında, Irak savaşında bu ülkelerin hava kuvvetlerinin çökertilmesinde ne kadar önemli olduğunun bilinmesini eklersek, sizin başlığınız çok önem kazanıyor. Rahip için gelen telefon gibi 'Askerlik Yasası' için de bir telefon geldi mi acaba?

Çok mu karamsarım Yavuz Selim bey?

Diye soruyor Dr. Nuri Çağatay kendisine okuyucularım adına çok teşekkür ediyorum...

 

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları