Kaba Milliyetçilik...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Bilgisayar teknolojisine bir süre direnmeme rağmen hayatın olağan akışına ayak uydurma adına kabullenmek zorunda kaldım. Her şeye rağmen basılı kağıt okuma huyumdan vazgeçemiyorum. Ne de olsa arama motorları kim neyi yüklüyorsa onu dayatıyor ve çoğunluk oradaki bilgilerin doğru olduğunu sanıyor. Okumak yerine seyretmek, dinlemek en tehlikeli gelişme.

Üzerine Twiter denilen sosyal medya ağının "Kısıtlı yazı notu" bir başka deyimle "Cik"lemesi düşünce dünyamızı kelimenin tam anlamı ile "Cendere"ye alıyor. "Cendere" demişken; Sevgili Barış'ların olağanüstü çalışmalarını okumaya başladım. Daha önceki kitapları için "Yürek mi yediniz biraderler" demiştir. Barış'ların, Murat Ağırel'lerin sayıları artsa da biz kenara çekilip anılarımızı, fantezimiz olan romanlarımızı yazsak.

Neyse... Mevzuya dönelim. "Kaba Milliyetçilik" 70 yaşına rağmen gazetecilik heyecanı ile 18'liklere taş çıkaran Ankara Temsilcimiz Orhan Uğuroğlu hepimizden önce Sayın Tuğrul Türkeş'in analizini ilk yorumlayarak atlattı bizi. "Kaba"lığın yanında "Slogan" ve "Hamasiyet" yüklü anlayışa sığınarak Tuğrul Bey'i baştan eleştirenler, söz konusu analizin sadece son saldırılar üzerine yazıldığını sanıyorsa aldanıyorlar. Tuğrul Ağabey Watsap üzerinden benimle de paylaştığı yoruma ilk baktığımda (ki çocuklarım şahittir) "Bu kadar uzun yazıyı kim okur?" diye iç geçirmiştim.

İpleri kimin elinde olduğu belli olan kuklacıların talimatı ile aynı anda saldırıya uğrayan Selçuk Özdağ, Orhan Uğuroğlu ve Afşin Hatipoğlu'na karşı uygulanan terör ile ilgili yazıldığı zannedilen analizin evrensel boyutu ne yazık ki atlandı. Tuğrul Bey'i eleştirebiliriz. Şu anda TÜDEV Başkanı. Merhum Başbuğ'un kurduğu Türk Dünyası Eğitim ve Kurultay Vakfı Başkanı... Siyaset de AKP Ankara Milletvekili... Kendi adıma AKP'de oluşunu asla hazmedemiyorum. Lakin, O'nu babasının kurduğu partiden kovanları da sorgulamak lazım. Tuğrul Bey'in siyasi hayatında arayışları olmuştur. MHP'den gelen davet üzerine, partisini de layık-ı vecile ile temsil etmiştir. 7 Haziran seçimlerinden sonra AKP'nin tek başına hükümet kuramayışı üzerine teklif edilen bakanlığı, memleketin geleceği üzerine kabul etmiştir. Merhum babası da aynısını yapardı. Lakin Bahçeli yapmadı. Ve "Ucube sistemi" destekleyerek tarihe geçti...

Hadi bunu da geçelim... Yorumu okuyucuya bırakalım...

Değerli okuyucularımızdan Tuğrul Türkeş'in analizini baştan sona yeniden okumalarını rica ediyorum.  Biraz sabırlı olsunlar. Özetini, haber başlıklarını, yorumlarını değil özünü; özümsesinler... Türk Milliyetçiliğinin şehirli, entelektüel versiyonunu hatırlasınlar. TÜDEV Başkanı Yıldırım Tuğrul Türkeş mafya bozuntularının saldırılarını değil, dünya da yükselmekte olan "Sözde milliyetçilik akımları"nı değerlendirdi. "Kaba ve saldırgan milliyetçilik" deyimi eleştiri tahammülü olmadığı için gazeteci ve fikir insanlarına yapılan saldırıları değil; kimilerinin "Global" adını verdiği yeryüzündeki gidişata dikkat çekmeye çalıştı.

Özetleyelim dilerseniz. Fransa'da Macron'un yaptığına da "Milliyetçilik" deniyor. ABD'de Trump'un kongre merkezini bastırmaya varan çağrısına da "Milliyetçilik" ya da İngilizce tabiri ile "Patriot" deniliyor. Lütfen dikkat buyurunuz "Kafasında boynuzlar"la kongre salonunu basanlar ile eleştiriye tahammülü olmayan bizim mahallenin zavallı çocukları arasında fark nedir?

Yunan'ın, Ermeni'nin, İngiliz, ABD'li, Rus'un, İranlı'nın milliyetçiliği ile, Türk Dünyasına, evrensel hukuk çerçevesinde yaşadığımız coğrafya ve evrende "Barış"ın tesis edilmesi için, en azından "Geçmiş olsun" dileklerinin esirgenmediği bir anlayışa ihtiyacımız yok mu? "Azgın Milliyetçilik"le beraber "Yaptırımlar ve Uluslararası ilişkiler" başlıklı değerlendirmeleri sindire sindire okumanızı tavsiye ediyorum.

Tuğrul Bey'in kovulma ve Bahçeli'nin MHP'yi AKP'ye montajını ise bir başka yazıya bırakalım...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58