25 Ocak 2022 Salı
İstanbul Hava durumu İstanbul 6°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Mehmet FARAÇ
Mehmet FARAÇ

Karanlığın üçüncü operasyonu!..

[email protected]
+
Aa
-
15 Ağustos 2021 Pazar

Karanlığın devleti için iki kez deneme yapıldı!.. Biri Irak'ta, biri de Suriye'de...

Senaryo yazılmış, plato kurulmuş, kamera yerleştirilmiş, yönetmen uzaktan işareti çakmıştı!.. Ve Hollywood filmlerinin istila görüntülerine benzer manzaralar, kerpiç damlar ve sapsarı çöl kumlarının uzandığı bir coğrafyanın üzerinde kara lekeler bıraka bıraka ilerlemişti!..

Saçı sakalı birbirine karışmış onbinlerce insan, garip kıyafetler içerisinde, altlarında şalvar, üzerlerinde çuvalı andıran siyah giysiler, yüzlerinde maskeler ve ellerinde ağır otomatik silahlarla ilerlediler...

Makineli tüfekler ise son model jiplerin üzerine yerleştirilmişti...

Gözü karaydı hepsinin... Bir istila ordusu gibi insanları acımasızca öldüre öldüre, katliam yapa yapa, mezralardan köylere, beldelerden ilçelere ve nihayet kent merkezlerine kadar sızmışlardı...

Gittikleri her yerde kan lekeleri bırakıyorlardı; Bazen eşcinsel diye gencecik insanları binaların üzerinden atıyorlar, bazen meydanlarda insanların ellerini kollarını kesiyorlar, bazen yüzlerce masumu çöl kumlarının üzerine yatırarak kurşuna diziyorlar ve bazen de başlarını kestikleri insanları nehirlere atıyorlardı!..

Şiddetin insanlığı teslim aldığı bir dönemde, vahşet ve dehşetin zirve yaptığı bir kanlı süreçte, masumlara yapmadıkları kalmamıştı o militanların;

Kafeslere koydukları insanları canlı canlı suya gömüyorlardı, iki Türk askerine de yaptıkları gibi, zincirle bağlayarak alevlerin içerisine bıraktıkları insanları canlı canlı yakıyorlardı...

Kanlı eylemleri kadar ortaya çıkışları da gizemli ve bir o kadar da ürkütücüydü o teröristlerin...

Peki; nereden çıkmıştı bunlar?.. Çoğu macera peşinde, bir bölümü uyuşturucu müptelası ve geneli de paralı asker olarak kiralanmış onbinlerce militan, "şeriat" çığlıklarıyla Irak'ın neredeyse üçte ikisini nasıl ele geçirmişlerdi...

 


IRAK, EL KAİDE, TÜRKİYE!..

Usame bin Ladin'in 1980 öncesi Afgan-Rus Savaşı'nda, ABD'nin desteğiyle ortaya çıkışı, Taliban'a karşı yürütülen savaştan sonuç alınamaması, ortaya El-Kaide diye bilinen ve dış basında "küresel terörün merkezi" olarak da tanımlanan bir dinci terör örgütünü çıkartmış, dünyanın başına bela etmişti...

Ancak El Kaide'nin şiddeti sadece Orta Doğu'yu yakmadı...

1 milyondan fazla sivilin öldüğü Irak iç savaşında El Kaide'nin terörü sadece Irak ve çevresini kan gölüne çevirmemiş, bir süre sonra 100'den fazla ülkeye uzanan örgüt, bir yandan 11 Eylül 2001'de New York'taki İkiz Kuleler'e uçakla saldırarak 3 binden fazla insan öldürmüş, diğer yandan da 15-20 Kasım 2003'te, İstanbul'da iki sinagog, bir banka binasıyla İngiltere başkonsolosluğuna intihar saldırısı düzenleyerek 60 kişiyi katletmiş ve dinci şiddeti tüm dünyaya ilan etmişti...

Ancak 11 Eylül saldırıları El Kaide'nin sonunu getirdi...

ABD ve Avrupa iş birliğindeki koalisyon güçleri ile Türkiye örgüte karşı büyük bir savaş yürüttü, Usame bin Ladin başta olmak üzere örgütün bütün liderleri öldürüldü, siyah giyen adamlar da, ortaya çıkışları kadar gizemli biçimde geriye çekildi!..

Yani vurucu gücü El Kaide olan ilk Selefi devleti kurma projesi de bu şekilde engellenmiş oldu...

 

SURİYE'DEN DERS ALMAMAK!...

Konu Orta Doğu'da karanlık terör gruplarının şiddeti dayatması projesi olunca, Irak deneyimi tabii ki son olmadı...

Dinci örgüt Suriye'de bu kez IŞİD adı altında ortaya çıktı...

Manzara yine aynıydı; siyah giyinmiş çember sakallı, uzun saçlı militanlar, ağır silahlarla donatılmış teröristler, tıpkı Irak'ta olduğu gibi, son model araçların üzerine yerleştirilmiş makinalı tüfekler...

Bu kez başta Türkiye-Suriye sınırı olmak üzere, komşu devletin içerisinde, Irak'ta olduğu gibi, bu kez IŞİD adı altında kafa ve kol kestiler, toplu katliamlar yaptılar, insanlara dehşeti yaşattılar...

Ancak IŞİD de aynı hataya düştü... Şeriat devleti kurma uğruna eyleme girişen örgüt, bununla yetinmedi ve başta Türkiye olmak üzere, ABD ve Avrupa'da bazen bomba yüklü araçlarla, bazen intihar saldırganları ile eylemler yaparak tüm dünyaya kan kusturmaya çalışınca, kendi kuyusunu da kazmış oldu!..

Sonunda; bir yandan Amerika, bir yandan Rusya, Suriye ve Türkiye, tıpkı El Kaide'ye Irak'ta yapıldığı gibi, IŞİD'e büyük darbe vurdu ve örgüt dağılınca, Selefi devleti kurma projesi Suriye'de de suya düştü...

Peki, emperyalizmin Orta Doğu'yu insansızlaştırarak bataklığa çevirme projesi El Kaide ve IŞİD ile birlikte tamamen tarihe mi gömüldü?.. Ne yazık ki değil...

 

BU KEZ TALİBAN TERÖRÜ MÜ?..

Tarih, şeriat devleti hevesiyle Orta Doğu'da bir kez daha tekerrür etti...

Plato bu kez 1980 öncesi Afgan Rus Savaşı'nda dinci örgütleri de ortaya çıkartan ve Amerika'nın 11 Eylül saldırılarının ardından müdahale ettiği Afganistan'dı...

Ancak Taliban adlı örgütle baş edemeyen ABD'nin, 20 yıl sonra (11 Eylül 2021'de) Afganistan'dan çekileceğini duyurmasının ardından, dinci örgüt bir ay içerisinde ülkenin neredeyse yüzde 70'ini ele geçirdi...

Tıpkı IŞİD ve El Kaide militanları gibi giyinen Talibancılar, başkent Kabil'e dayanınca, milyonlarca insan da Afganistan'dan kaçmaya başladı...

Avrupa ülkeleri, şeriat ilan edilmesi halinde Afganistan'a yardımları keseceğini duyururken, Amerika ise büyükelçiliklere dokunmaması konusunda Taliban'ı uyardı...

Ancak örgüt, tıpkı IŞİD ve El Kaide gibi katı bir şeriat rejimi kurmak için yoğunlaştırdığı taarruzu durdurmuyor...

Meselenin özeti bellidir; uygar dünya, Orta Doğu'yu son 20 yıldır kan gölüne çeviren şeriatçı terör örgütleri ile mücadelesini kaybetmekle karşı karşıya...

Baksanıza, tüm dünya, Amerika'nın çekilmesinin ardından Afganistan'ı neredeyse kendi kaderiyle baş başa bıraktı...

Peki, her gün binlerce kişinin Türkiye'ye kaçması ve sığınmacı akınının infial uyandırmasına yol açan Afganistan'da, bir şeriat devleti kurulması en çok nereyi etkileyecek?..

Hem sığınmacı akınının yarattığı tehdit ve hem de Kabil Havaalanı'nı Türk askerinin koruyacağının açıklanması, Türkiye'yi bu kez de Afganistan üzerinden vuracak, yeni diplomatik, siyasi ve askerî krizler de kapıya dayanacak...

Velhasıl, Selefilerin Irak'taki devletleşme çabalarında, PKK ve El Kaide terörü Türkiye'yi nasıl vurduysa, IŞİD'in Suriye'deki istilası nasıl dinci terör ile PKK'yı palazlandırdıysa, hiç kuşkunuz olmasın AKP'nin Afganistan'a yönelik gaflet politikası da, Taliban üzerinden en çok Türkiye'yi darbeleyecek...

Peki; yok mu bu sinsi ve kanlı tuzağın, bu kirli oyunun ve bu karanlık tehdidin Türkiye'ye büyük zararlar vereceğini anlayabilecek bir yetkili?..

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Sezen'den sızan
Sezen'den sızan
A. Yağmur TUNALI
Sezen'den sızan
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Arslan BULUT
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Arslan TEKİN
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Esfender KORKMAZ
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Fatma ÇELİK
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Orhan UĞUROĞLU
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Özcan YENİÇERİ
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Niyet okuma teknolojisi
Niyet okuma teknolojisi
Selcan TAŞÇI
Niyet okuma teknolojisi
IFAB'dan beklentiler
IFAB'dan beklentiler
Ertuğrul DİLEK
IFAB'dan beklentiler
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Evren Devrim ZELYUT
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Murat TAŞKIN
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…