​​​​​​​KKTC'nin 36.gurur yılı ve yaklaşan seçim

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

KKTC'nin 36. kuruluş yıldönümünü, herzaman olduğu gibi 15 Kasım Cuma günü  büyük bir onur ve coşkuyla kutlamaya hazırlanmaktayız. Kıbrıs Türkü yoktan var ettiği Devleti KKTC ile ne kadar öğünse azdır. Devletimiz bir yandan gerekli kalkınma hamleleri ile gelişmeye çalışırken, bir yandan da haksız, hukuksuz ambargo ve izolasyonlarla mücadele etmektedir. Anavatan Türkiye'nin destek ve yardımlarıyla  Kıbrıs Türkünü yoketmeye çalışan Rum-Yunan ikilisi,bunların destekçisi emperyalist güçlerle ve içimizdeki satılmışlarla da kavgamız sürmektedir. Kıbrıs'taki varoluş mücadelemizde kazanan Kıbrıs Türkü ve Türkiye olacaktır. Ebedi liderimiz, devletimizin kurucusu rahmetli Denktaş'ın bize emanet ettiği KKTC'yi geliştirip,ebediyen yaşatmaya yemin ettik.

36 yaşına gelmiş KKTC'yi içten ve dıştan yıkmaya çalışanların çabaları nafiledir. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın Rumla bir ortaklık devleti kurma hayalleri suya düşmüştür. Rum tarafı Kıbrıs Türkü ile federasyon istemediğini, Kıbrıs Türkleri ile eşit  siyasi ortaklığa dayalı bir yapıya karşı olduğunu, sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olacak üniter yapıda, Kıbrıs Türklerinin azınlık hakları ile yetineceği bir düzenden yana olduklarını defalarca ortaya koymuştur. En son 2017'de Crans Montana'da Rum tarafı Kıbrıs Konferans'ında anlaşma ve çözüm için ele geçirilen fırsatı heba etmiştir. Federasyon ölmüş, bitmiştir. O tarihten sonra Rum tarafı uzlaşma ve çözüm adına daha katı bir tutum izlemektedir. Tek taraflı kararlarla enerji siyasetini yürütmekte, Doğu Akdeniz'de petrol ve doğal gaz çıkarılması için yabancı şirketlere imtiyazlar dağıtmakta, başta İsrail, Mısır, Lübnan, Ürdün ve  Fransa olmak üzere çeşitli ülkelerle 2'li, 3'lü ticaret ve savunma işbirliği anlaşmaları imzalamakta, hedefinde KKTC ve Türkiye olan askeri tatbikatlar düzenlemekte, Fransa ve ABD'nin askeri üsler kurması için gizli anlaşmalar yapmakta, velhasılı Kıbrıs'ta adil, sürdürülebilir bir çözüm olmaması için elinden geleni yapmaktadır. Rum Yönetimi Anavatan Türkiye'nin ve KKTC Hükümeti'nin çeşitli vesilelerle ortaya koyduğu uzlaşma ve işbirliği çağrılarını reddetmektedir. Avrupa Birliği'nin ve ABD'nin şımarık çocuğu Rum-Yunan ikilisi Türkiye'yi tahrik etmekten çekinmemekte ve kafa tutmaktadır.

Anavatan Türkiye sınırlarımızda ve bölgemizdeki terör tehdidi karşısında kararlı duruşunu sürdürürken, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta da Kıbrıs Türklerinin haklarını sonuna kadar koruyacağını defalarca açıklamış ve Rum-Yunan ikilisini aklı selime davet etmiştir.

Seçim ve anketler

KKTC'de Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacaktır. Kıbrıs Türk halkı Akıncı'yı tasfiye etmeye kararlıdır. Akıncı'nın ödüne dayalı siyaseti başarısız olmuş, iflas etmiştir. Gezici Araştırma şirketi tarafından 26-28 Ekim 2019 tarihlerinde yapılan anketin sonuçları Kıbrıs Türk halkının eğilimi konusunda fikir vermektedir. Anket sonuçları, Akıncı'nın Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil etmediğini, halkımızın, Akıncı'nın müzakerelerde kırmızı çizgilerimizden taviz verdiği düşüncesinde olduğunu, federasyonu savunanların sadece %16.3 olduğunu ve bu nedenle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde onu desteklemeyeceğini net bir şekilde gösteriyor. Anket sonucuna göre Başbakan Tatar ezici bir çoğunlukla cumhurbaşkanı seçilmeye daha yakın.

Rum tarafında yapılan başka bir anketin sonuçları da Rum halkının federasyon istemediğini, mevcut durumun devamından yana olduğunu göstermektedir. Avrupa Sosyal Araştırma (ESS)  Programı çerçevesinde, 2017-2019 döneminde Güney Kıbrıs'ta yapılan  araştırmada  sorulan, Kıbrıs sorununa çözüm şekli olarak üniter devlet tercihi, Rum halkından yüzde 57,2 oranında "evet" almıştır. Rumların yarısından biraz fazlası tüm adaya egemen olacak ÜNİTER Rum Devleti isterken, yarısı da ayrı yaşamayı, yani herkesin kendi devletinde yan yana yaşamasını savunmaktadır. Rumların %14'ünün iki devletli çözümü savunmaya başladığı ortaya çıkarken, federasyon isteyenlerin % 27'de kalması dikkatlerden kaçmamıştır.

İki halkın ortaya çıkan bu eğilimlerine göre müzakerelere devam etmenin bir anlamı yoktur. BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs Özel Temsilcisi Lute'un bu hafta sonu Kıbrıs'a gelerek, 25 Kasım'da Berlin'de yapılması planlanan 3'lü görüşme öncesi referans şartları ve diğer konularda uzlaşma arayışları bana göre boşunadır. Anastasiadis'in yakın zamanda KKTC 2. Cumhurbaşkanı Talat'a söylediği gibi 'Berlin'e boşuna gidilecek ve boş yere masraf yapılacaktır!!!'

KKTC'nin 36. Kuruluş yıldönümünde ortaya çıkan tablo, her zamankinden daha çok KKTC'ye ve Anavatan Türkiye'ye sarılmamız gerektiğini ortaya koymaktadır. Devletimizi bize emanet eden başta rahmetli Denktaş, rahmetli Dr. Küçük ve arkadaşları olmak üzere tüm emeği geçenlere, bu vesile ile de önceki gün kaybettiğimiz Kıbrıs sevdalısı, Denktaş'ın danışmanlarından, eski Dışişleri Bakanı,Anayasa Profosörü Mümtaz Soysal Hocamıza da Allah'tan rahmet diliyorum.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları