Konu "millet kıraathanelerine" gelmişken…

A+A-
Fatma ÇELİK

Bu hafta ilginç bir seçim vaadi gündeme geldi: Millet kıraathaneleri.

Türk Dil Kurumu'nun tanımıyla kıraathane, "müşterilerinin okumaları için gazete ve dergi bulunduran, geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane" anlamına geliyor.

Aslında eski bir alışkanlık… Tarihi 16. yüzyıla dayanıyor. Sonunda ise amacından sapmış bir şekilde yalnıza kahve, sigara ve şarap tüketilen, kitabın saf dışı kaldığı bir yere dönüşüyor ve kapatılıyor.

19. yüzyılın sonlarına doğru tekrar açılıyor. Başlarda aydın kesimce sanatsal etkileşimlerde bulunulan bir yerken; zamanla, bildiğiniz üzere, erkek yoğunluğun fazla olduğu, ucuza vakit geçirilen yerlere dönüşüyor…

Yani sonu belli… Denenmişi denemekten sıyrılıp, amacına ulaşamayan bu anlayış yerine kütüphane kültürü ve kitap okuma alışkanlıklarının arttırılmasına yoğunlaşmak gerekiyor. Nitekim sosyal devlet olmak da bunu gerektiriyor…

İstatistiki veriler sonucu ortaya konulan gerçekler ne yazık ki hiç parlak değil.

Hazır konu kıraathaneden kütüphaneye gelmişken, merak edip biraz araştırdım; bu zamana kadar ne kadar kütüphane oluşturuldu, vatandaşın okuma ve bilgiden faydalanma ihtiyacına ne kadar hizmet edildi diye. Edindiğim veriler ise şöyle…

Ne kadar kütüphanemiz var?

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü verileri, Türkiye'de 1146 halk kütüphanesi olduğunu gösteriyor. Nüfus 80 milyon 810 bin 525… Kapsamı 31.963 mahalle ve 18.329 köyden oluşan 50.292 yerleşim yeri… Kütüphane sayısı ile yüzdeye vurulduğunda, yerleşim yerlerinin yalnızca yüzde 2.2'si kütüphaneye sahip.

Halk kütüphanelerin yanı sıra ise, 1 adet milli kütüphanemiz, 552 adet de üniversite kütüphanemiz var.

Peki ya okullar?

Juley Ferry, "Okul için her şey yapabilirsiniz, eğer okulun bir kitaplığı yoksa hiçbir şey yapmamış olursunuz" der. O halde bir bakalım…

Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, Türkiye'deki okul kütüphanesi sayısı 27 bin 280. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın son verilerine göre, Türkiye'deki okul sayısı 62 bin küsur… Yani, yaklaşık 35 bin okulda kütüphane bulunmuyor.

Oysa… Hani sürekli düşük olduğundan şikâyet ettiğimiz "kitap okuma oranımız" var ya, onun tek çaresi okullar. Yetişkinlerde okuma alışkanlığı ne yazık ki çok az olduğu için, okullara bu konuda büyük rol düşüyor. Çocukların okullarda kütüphaneyle, kitapla tanıştırılarak okumaya teşvik edilmesi gerekiyor…

Daha da önemlisi içerik…

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre okul kütüphaneleri toplam 27 milyon 430 bin 168 kitap içeriyor. Bu da, okul kütüphanesi sayısı ile kıyasladığımızda her okul kütüphanesine 1005 kitap düştüğü anlamına geliyor. Özetle, kütüphane diye bahsediyoruz ama bu sayılarla, aslında bir kitaplık olmaktan öteye geçemiyor.

Üstelik 2010 yılından beri tutulan istatistiklere baktığımızda, bu sayıların her geçen yıl azaldığını görüyoruz. Kitapların ne kadarı güncel içerikli onu da bilmiyoruz… Oysa yılda Türkiye'de ortalama 50-60 bin yeni kitap yayımlanıyor… Demek oluyor ki, Milli Eğitim Bakanlığı bu kitaplara kayıtsız kalıyor…

Evet, az okuyoruz… 5 milyon nüfuslu Ankara'nın orta yerindeki milli kütüphanemizin üye sayısı yalnızca 27 bin. Halk ve üniversite kütüphanelerinin tamamının üye sayısı 6 milyonu geçmiyor. Okuma yeterliliğinde, PISA verilerine göre 72 ülke arasında 50'nci, UNESCO verilerine göre ise dünya ülkeleri arasında 86'ncıyız. Her bin kişiden yalnızca biri düzenli okuma alışkanlığına sahip. Günde ortalama 6 saat televizyon başında oturmaktan sıkılmamamıza rağmen, kitap okurken 2'nci dakikada pes ediyoruz…

Bir kitabın fiyatı ortalama 15 lirayken, vatandaştan kitap almasını bekleyemeyiz. O halde okuma alışkanlığı kazandırmak ve kitap okunmasını kolaylaştırmak için, kütüphane kültürünü yaygınlaştırmamız ve bu sayısal verileri yeterli seviyeye ulaştırmamız şart, ancak 'kitapların yalnızca özetlerini okuyan liderlere' bunun önemini anlatmak oldukça güç…

***

Konuya dair güzel bir alıntı:

"- Hiç bitmeyecek mi senin bu okuman?

-Bitmeyecek, dedi.

-Hiç mi?

-Hiç.

-Niyetin kâtip olmak mı yani?

-Hayır.

-Ya?

-İnsan olmak."

Orhan Kemal (Vukuat Var, Hanımın Çiftliği 1)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları