Krizi fırsata çevirmek

A+A-
Esfender KORKMAZ

Corona sonrası global ekonomi ne kadar değişir? Hızlı değil… Ama zaman içinde değişir. Hiçbir zaman küreselleşme sürecinden ani bir çıkış beklenemez. Aslında virüs krizi olmasaydı da küreselleşme inişe geçmişti. Dış ticaret savaşları ve kur savaşları başlamıştı. Zira küreselleşme, Dünyada zengin-fakir farkının açılmasına ve demokrasinin de inişe geçmesine neden oldu.

Küreselleşme en çok Çin'e yaradı ve en çok da Çin'de sıkıntı başladı. 

Çin'de, ışıklar kararıyor. Çin Komünist Partisi, yabancı sermaye yatırımlarına ilk günkü kadar sıcak değil. Kendi sermayesini öne çıkarmak istiyor. Bunun için mülkiyet konusunda endişeler başladı.

Söz gelimi Çin'in  güneyindeki en büyük iki şehrin yerel meclisleri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele çerçevesinde yönetimlere, özel mülkiyete gerekirse el koyma kararı aldı. Yani sınırlı mülkiyet konusunda bile sıkıntı var.

Çin'de ucuz emek devri bitti. Asgari ücret 400 dolara çıktı. Çin'de cari dolar olarak fert başına GSYH 2019 da 10.200 dolardır. Bizi geçti.

Çin'den bazı uluslararası sermaye, yatırımlarını çekmeye başladı. Kaldı ki; Çin sermaye birikimini sağladı. Şimdi kendisi dışarıda yatırım yapmak istiyor.

Türkiye, dış ticarette en fazla Rusya ve Çin'e karşı açık veriyor. Çin'den ithalatımız ortalama yılda 20-22 milyar dolar, ihracatımız ise en fazla 2 milyar dolardır. Her yıl Çin'e karşı 18 ile 20 milyar dolar dış ticaret açığı veriyoruz. Üstelik Çin'den yatırım malı ve teknoloji ithal etmek için değil ürün alarak bu açığı veriyoruz. Buna karşılık Çin açtığı 1-1.5 milyar dolarlık swap hattını artırmaya çalışıyoruz.

Biz Çin'den çıkacak yabancı yatırım sermayesini çekebilir miyiz? Zor görünüyor. Hukuk ve demokrasi karnemiz iyi değil. Aslında son haftada yaşadığımız iki örnek bu soruya en iyi cevaptır.

Cumhurbaşkanımız  "Ülkemizden yurt dışına döviz kaçıranlara asla merhametli olmayacağız " diyor. Faizi düşük tutarsak dalgalı kur sistemi  ve konvertibilite varken ve de spekülatif kar beklentisi varsa;  elbette herkes, ucuz TL alır dolara çevirir. Dışarıda veya içeride kullanır. 32 sayılı kararın 4 maddesi ''Yurda döviz ithali ve yurttan döviz ihracı serbesttir" diyor. Bu şartlarda  döviz kaçırma olur mu? Yapılması gereken iktisat politikalarını, kur ve faiz politikasını ve konvertibilite'yi spekülasyonu önleyecek şekilde yeniden düzenlemektir.

CHP'de, ''İMF' ortaklığından çekilmeli'' diyor. Aman Allah'ım! İMF bir fondur. Dünyada resmen tanınan 193 ülke var. Bunların 189'u İMF'ye üyedir. Biz de 20 sırada yüzde 1 kota ile İMF ortağıyız. Üstelik kotamız artsın diye uğraştık.  İMF ve Dünya Bankası dünya para sisteminin ikiz yürütücüleridir.

Nisan sonunda Dünya Bankası, Acil COVID-19 Sağlık Projesi için Türkiye Cumhuriyeti'ne sağlanacak 5 yıl ödemesiz 10.5 yıl vadeli 100 milyon dolar tutarında bir kredinin onaylandığı açıklandı. Dahası Dünya Bankasından alınmış yatırım kredilerimiz var. Sistemde aktif haldedir.

Özetle, Dünya para sistemi dışına çıkmamız dünyadan kısmen izole olmamız demektir.

Türkiye de yeni değil, öteden beri ekonomide slogan ve algı yaratmak istikrar için tehdit oluşturmuştur. Talat Halman, 1994 krizi için 24 Nisan 1994 tarihli Millet gazetesindeki yazısında; "Özal-Demirel -Çiller ekseni hem bizim halkı hem de dış alemi yaman aldattı. Enflasyonu dış borçlanmayla, Başıbozuk bir iktisadi canlılıkla Türkiye de büyük hamleler yapıldığı gibi bir göz aldanması yarattılar. Er geç memlekette dış alem de gafletten uyanıp hanyayı Konya'yı anlayacaktı. Şimdi kıskacın içindeyiz, Büyük Türkiye artık büyük Müflistir.'' diyordu.

 

dfs-004-001-011-001-001-001-002.jpg

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları