Millî devleti vuran "strateji" rezaleti!!!

A+A-
Mehmet FARAÇ

Türkiye "parlamenter rejim"den Amerikan özentisi "başkanlık" sistemine geçti de ne oldu, neler değişti acaba memlekette?..

Her yer "güllük gülistanlık" mı oldu, memleket şaha mı kalktı, başı göğe mi erdi siyasetçilerin, zavallı işbirlikçilerin ve de ezeli cumhuriyet düşmanlarının?..

Kimsenin başı göğe ermedi ama ülkenin sürekli darbelenen omurgası biraz daha eğildi, bir zamanlar "kendi kendine yeten 7 devletten biri" olarak bilinen Türkiye'nin boynu iyice bükülüverdi...

Çünkü ülkenin geçmişini ve ulusal vizyonunu mahveden siyaset-rant erozyonu, memlekette "milli" olarak bilinen ne varsa hepsini adeta sırtından hançerledi ve bu konudaki varlıkları yok etmeye de devam ediyor...

Örneğin; iflasları bile tetikleyen şu "döviz" rezaleti bir kez daha kanıtladı ki, memleketi yıllardır kendi olanakları içinde ayakta tutan "Milli ekonomi" bilinçli bir planlamayla yavaş yavaş yok edildi, dışa bağımlılık arttı, "üretim ekonomisi" yerini yerini "yabancıya mahkumiyet"e bıraktı...

Hem de "millî sanayi hamlesi, millî ekonomi" diye ömrünü tüketen Erbakan'ın talabelerinin memleketi yönettiği bir dönemde yaşandı vahim yıkımlar...

Artık okyanus ötesinden tetiklenen tek "Twitter" paylaşımıyla bile döviz tavan yapıyor, ekonomi ürkütücü biçimde sarsılıyor, memleket her açıdan allak bulak olabiliyor ve ülke her köşesinden "iflas" tehdidiyle çığlıklar atıyor!..

"Milli sanayi" diye birşey zaten kalmadı... Çünkü Atatürk'ün neredeyse tüm fabrikaları ve cumhuriyetin gurur kaynağı tesisler özelleştirilerek kapatıldı... Artık piyasadaki her kalem ürünün neredeyse yüzde 70'i Çin malı!..

Baksanıza; AKP'nin daha dün kapattığı şeker fabrikaları çürümeye terk edilirken, ABD'li Cargill firması Türkiye'de cirit atıyor!.. Hem de tarımı yok etme pahasına...

"Milî tarım" ise herkes farkında ki bilinçli biçimde, hızla tüketildi, toplum hububattan iğneye kadar her alanda dış pazara mahkum bırakıldı...

Memleketin her köşesinde tarlalar yıllardır boş, üretici "destekleme primi"yle köylerden uzaklaştırıldı, ülkenin en verimli arazilerinde tarım yapılamıyor, meyve bahçeleri bile sökülüyor, "saman" ithalatı köylüyü yaralıyor, milletin sofrasına artık Amerikan malı buğday, Kanada malı mercimek pazarlanıyor...

Peki; ABD'nin "yaptırım"larına karşı gümrük vergilerini yükselterek sözde karşı yaptırım uygulanırken, daha önceki gün bile Cumhurbaşkanı kararnamesiyle 2 milyon 250 bin ton ton tarım ürününün "sıfır gümrük"le ithalatına nasıl olur da izin verildi?..

Ne yani; milli ekonomide, milli sanayide ve millî tarımda açılan kara delikler emperyalist ülkelerden buğday, nohut, pirinç ithal edilerek mi kapatılacak?.. Dahası, bu mahkumiyet ve bu mecburiyet nereye kadar sürecek?..

***

İçten vurulan değerler...

Memlekettin "milli duruş"unu yok eden sosyo-ekonomik taarruzlar içten-dıştan, sinsi ve planlı biçimde devam ediyor... Hem de gafilce, pervasızca ve kalleşçe!..             

Peki; yalnızca sanayide-tarımda-ekonomi de mi vuruldu ülkenin "milli" yaklaşımları?.. Ne yazık ki değil...

Sporun bile millisi yok edildi, çünkü stadlarımızda artık yabancı futbolcular koşuyor, dünya genelindeki yarışmalarda siyahi atletler mücadele ediyor Türkiye için!..

Nerede minderi rakiplerine dar eden, ayyıldızlı formalı eski millî güreşçiler, nerede fırtına gibi esen milli boksörler ve nerede göğsünde Türk Bayrağı ile başarılara koşan milli atletler?..

"Millî kültür" derseniz ne yazık ki hak getire!.. En büyük erozyonlardan biri de orada yaşanıyor zaten...

Çünkü "milli"cilik adı altında her platformdan ve her alanda tarikat-cemaat bağnazlığı dayatılıyor, televizyonlar yabancı kültürlerin işgalinde milletin geçmişini yaralıyor, Türk dizileri ise her fırsatta cumhuriyetle savaşıyor...

Unutmayınız ki; AKP, bugünlerde savaştığı FETÖ ile birlikte ulusalcığı bile tehdit olarak görmüştü ki, heyhat "milli" sözcüğünün artık kendisi bile tehdit altında...

Velhasıl, son yıllarda ekonomiden toplumsal yapıya, siyasetten spora, eğitimden medyaya kadar içinde "milli" geçen her unsurun tarumar edildiği bir dönem yaşıyoruz ki, süreci bu hale getiren ne yazık ki "Yerli Malı Haftası"nı bile ortadan kaldıran AKP iktidarı...

Devleti, rejimi ve toplumsal yapıyı "milli" değerlerden, ulusalcı yaklaşımlardan uzaklaştıran hatalı "stateji"ler daha düne kadar "milli devlet"i bile PKK'nın "açılım"ı ve FETÖ'nün sözde "hizmet"iyle vurmuşken, AKP ne yazık ki gaflet içindeydi... Hem de şimdiki gibi!..

***

Atatürk'ü silmenin zavallılığı!..

Konu, milli trenin her defasında kaza yapması ve "milli uçağın" yalan olması kadar ne yazık ki sıradanlaşmış örnekler içermiyor!!!

Şu günlerde; özellikle ABD'ye karşı her köşeden ve her mevziden "millî"cilik naraları atılırken, ne yazık ki cumhuriyeti var eden her alanda, ulusal değerler açısından da tahribatlar sürüyor...

Çünkü "milli" yaklaşımların aldığı yaraları gösteren yukarıdaki vahim tablo, "gaflet-dalalet-ihanet" içeren büyük "strateji" hatalarının sonuçlarıdır ki, hele de ulusal ekonominin "döviz terörü"yle tamamen hedef alındığı bir dönemde bile yıkım ve yozlaşma devam ediyor...

Erdoğan, ABD'nin neredeyse "ekonomik terör"e dönüşen papaz "yaptırım"larına karşı sözde "milli" unsurları öne çıkartarak önlem almaya çalışıyor ama bu iş "yerli malı telefon kullanın" demekle olmuyor ki!..

Vahim ve derin "strateji" hataları sokaktaki aklıevvel vatandaşa "Iphone"unu kırdırıyor ama, AKP'nin sözde "strateji" kurumları bile her açıdan "milli" devleti ve değerlerini biçmeye devam ediyor!!!

Sormak lazım; "milli devlet"i var eden Gazi'nin cumhuriyeti  ve kurumlarından sonra, bizzat Atatürk'e yönelik yıllardır süren sansür ve ambargodan utanmıyor mu birileri?..

Ya da söyler misiniz; emperyalizmin Türkiye'nin milli yapısına karşı "ambargo" uyguladığı bir dönemde, sansür skandalları Cumhurbaşkanlığı "Strateji" ve Bütçe Başkanlığı'nın internet sitesindeki Atatürk fotoğrafını kaldırmaya kadar gelmişken, millet elinde Amerikan dolarıyla döviz bürosuna gitse ne yazar, yerli telefonda "Venüs"e (!) transfer olsa ne yazar?..

Devletin en tepesindeki "strateji" kurumu bile utanç verici, kahredici hatalar yapıyor vesselam!.. Hem de devletin kurucusuna... Hay sizin memleketi her açıdan mahveden beceriksiz ve gafil "strateji"nize!!!

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları