Ruslar ortaklık değil, hegemonya kurmak ister

A+A-
Esfender KORKMAZ

Ruslar, elinden gelsin veya gelmesin diğer ülkelerle eşit ilişki değil, hegemonya kurmak ister. Çarlık Rusyası, Komünist Sovyetler Birliği veya bu günkü despot Putin rejimi, hiç fark etmez.

Sovyetler döneminde, Moskova, ipler Sovyet ülkelerden birinin elinde olmasın diye, fabrikaları çeşitli Sovyetlere bölmüştür. Söz gelimi traktörün motoru bir Sovyet'te, gövdesi bir Sovyet'te ve lastikleri de bir başka Sovyet'te üretiliyordu. 

Tarihi boyunca Ruslar, Avrupa yaşam tarzını aldı fakat demokrasiyi alamadı. Ya da özellikle uzak bırakıldı.

Sovyetler, Kurtuluş Savaşında Türkiye'ye destek verdi, fakat arkasından Stalin boğazları, Kars ve Ardahan'ı istedi.

Hükümet, son yıllarda Rusya ile ilişkileri geliştirmek istedi… Bunu bazıları Türkiye sanki NATO'ya üye değil de bağımlıymış gibi yorumlayarak, ''Türkiye'nin bağımsız davranması'' olarak yorumladı. Halen Dışişleri Bakanlığı sitesinde "Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkiler köklü bir geçmişe dayanmaktadır" deniliyor. Ama hangi geçmişe?

Rus devlet televizyonunun, Cumhurbaşkanını koridorda 2 dakika bekletme görüntülerini yorumlama şekline bakılırsa, sadece despot Putin değil, Rusların hepsinin aynı kafada olduğu anlaşılır. Ben bunları dedelerimden dinlediğim için, 1990 ve 1991 yıllarında İstanbul Üniversitesi ile Rus Bilimler arasındaki bilimsel işbirliği vesilesi ile her görüşmede şahit olduğum için Ruslara güven olmayacağını yıllardır yazıyorum.

Her yıl Ruslarla dış ticaretimizden dolayı ortalama 20 milyar dolar açık veriyoruz. Ruslara bu açığı vermesek, bu gün Suriye de yaşadıklarımızı daha da ağır yaşayabilirdik.

Rusya'nın yanında yer alan  ülkeler aynen Rusya gibi Türkiye üzerine dış ticaret planları yapıyorlar. Çin'le dış ticarimizde de her sene 20 milyar dolar açık veriyoruz. Bu güne kadar 200 milyar dolayında dış ticaret açığı verdik. Galiba iki sene önceydi, Çin bize 3 milyar dolar kredi verecek diye bayram ediyorduk.

Rusya ve Çin yetmedi, şimdi de Şanghay ülkelerinden Hindistan'a her yıl 6 milyar dolar dış ticaret açığı vermeye başladık.

Türkiye, 2012 yılında Şanghay İşbirliği Örgütüne (ŞİÖ) diyalog ortağı olarak katıldı. Katılım sonrası kararı değerlendiren Çin'deki akademisyenler ve Rus analistler, bu kararın hem ŞİÖ hem de Türkiye açısından bir devrim niteliğinde olduğunu belirttiler.  

2018 verilerine göre Türkiye, Şanghay ülkelerine 8.484 Milyon dolarlık ihracat yaptı. Buna karşılık bu ülkelerden toplam 45.222 milyon dolarlık ithalat yaptı. Bu ülkelere karşı 2018 yılı toplam dış ticaret açığımız 36.738 milyar dolardır.

Türkiye'nin 2018 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü ile dış ticareti (milyon dolar)

2018 yılı Şanghay İşbirliği Örgütü ile dış ticaretimizin yeri;

· 8 ülkeye olan ihracatımızın toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 6'dır.

· 2018 yılında bu ülkelerle dış ticaretimizden 42 milyar 31 milyon dolar açık verdik. Bu ülkelere verdiğimiz dış ticaret açığımızın toplam dış ticaret açığımız içindeki payı yüzde 66.8'di.

· 2018 Türkiye toplam ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 76 olmasına rağmen, Şanghay ülkeleri için bu oran yüzde 19.3 'tür.

· Görüldüğü üzere, Şanghay ülkeleri ile olan dış ticaretimiz bizim için adeta bir sömürü tablosu oluşturuyor.

Çin'i ve Rusya'yı zengin ettik. Şimdi sıra Hindistan'a geldi.

 

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları