Srebrenitsa katliamı nedir? Sürece nasıl gelindi, neler yaşandı?

Srebrenitsa katliamı nedir? Sürece nasıl gelindi, neler yaşandı?
Büyük bir insanlık trajedisi olan Srebrenitsa katliamının üzerinden 25 yıl geçti. En az 8 bin 372 Boşnak sivilin Sırp askerlerce hunharca katledildiği Srebrenitsa soykırımı, aradan 25 yıl geçmesine rağmen Boşnak halkı için dinmeyen bir acı olarak kalmaya devam ediyor. Srebrenitsa katliamı nedir?

Unutulmaz bir drama, acıya sebep olan Srebrenitsa katliamının üzerinden 25 yıl geçti. Srebrenista katliamı nedir, nasıl meydana geldi? Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995’te başlayan, en az 8 bin 372 Boşnak sivilin Ratko Mladic komutasındaki Sırp askerler tarafından hunharca öldürüldüğü soykırım, sadece Bosna Hersek’te değil, tüm dünyada acının ve adalet arayışının sembolü haline geldi.

AVRUPA’NIN ORTASINDA KATLİAM

Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)'nda Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995'te yaşanan ve en az 8.372 Boşnak'ın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasindaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır. Katliamda bir kısım kadın ve küçük yaşta çocuğun da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır. Bosna Sırp ordusunun dışında katliama “Akrepler” olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Birleşmiş Milletler Srebrenitsa'yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askerinin varlığı katliamı önlememiştir.

Srebrenitsa katliami II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa'daki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olması açısından da önem taşır.

SİLAHLARI ELİNDEN ALINAN HALK KATLEDİLDİ

Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.

Savaştan önce nüfüsu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa ‘açlık' ve ‘hastalıklar' ile mücadele eden bir ‘toplama kampı'na dönüşmüştü.Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa'ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru, sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16'yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.

Daha sonra orataya çıkan bir video kasedinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti.Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaşı'ından sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.

Lahey Adalet Divanı bir hafta süren katliamın bir ‘soykırım' olarak kabul etti; ancak Sırbistan'ın sorumlu tutulmayacağına karar verdi.

SOYKIRIM KARARI VE SUÇLULARI

Hollanda’nın Lahey kentideki Uluslararası Adalet Divanı, 2007’deki kararında, ICTY’den gelen kanıtlar doğrultusunda, Srebrenitsa ve civarında yaşananları “soykırım” olarak nitelendirdi.

Sırp komutan Ratko Mladic, ICTY’de geçen kasım ayında sonuca bağlanan davada, aralarında Srebrenitsa soykırımının da bulunduğu birçok suçtan müebbet hapse mahkum edildi.

Aynı mahkeme, 2016’da sonuca bağladığı davada, Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karadzic’e Srebrenitsa soykırımı dahil 10 ayrı suçtan 40 yıl hapis cezası verdi.

Mahkeme ayrıca, Srebrenitsa soykırımındaki suçları nedeniyle eski Sırp general Radislav Krstic’i 35 yıl, Vidoje Blagojevic’i 15 yıl, Vujadin Popovic ve Ljubisa Beara’yı ömür boyu, Drago Nikolic’i 35 yıl, Ljubomir Borovcanin’i 17 yıl, Vinko Pandurevic’i 13 yıl, Radivoje Miletic’i 19 yıl, Milan Gvero’yu 5 yıl hapse mahkum etti. Bosna Hersek Mahkemesinde görülen davada ise 13 Temmuz 1995’te bine yakın Boşnak sivilin öldürülmesiyle suçlanan Milorad Trbic, 30 yıl hapse mahkum edildi.

Farklı mahkemelerde görülen Srebrenitsa davalarında bugüne kadar 45 Sırp, toplam 699 yıl hapis cezası aldı.

Eski Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Milosevic de Srebrenitsa’daki soykırımla suçlanmış ancak ICTY’deki yargılanması devam ederken tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşamını yitirmişti.

Mostar Köprüsü savaşın simgesi olmuştu

Osmanlı döneminden kalan en önemli eserlerden biri olan Mostar Köprüsü, Bosna-Hersek'te yaşanan iç savaşta 1993 yılında yıkılmış, aslına uygun olarak tekrar inşa edilerek 2004 yılında yeniden açılmıştı. 1566’da inşa edilen ve ülkenin simgesi olan Mostar Köprüsü’nün savaşın en şiddetli dönemlerinden birinde yıkılması, katliam döneminin de akıllardan çıkmayacak anlarından birisiydi.

NATO müdahalesi

11 Temmuz 1995 yılında BM'nin güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa'da binlerce Boşnak erkeğin katledilmesi Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)'ya yönelik tepkileri artırdı. 28 Ağustos'ta Saraybosna'nın merkezinde Markale'deki pazar yerine yapılan havan topu saldırısı sonucu 43 kişinin yaşamını yitirmesi sonrasında ise NATO uzun süren sessizliğini bozdu. 30 Ağustos 1995 tarihinde Bosna'daki Sırp hedeflere yönelik ''Kararlı Güç Harekatı'' (Operation Deliberate Force) başlatıldı. Operasyon, 21 Eylül 1995'te sona erdi. Yaklaşık 400 savaş uçağı ve 15 ülkeden 5 bin askerin katıldığı müdahalede çok sayıda Sırp hedefleri vuruldu. NATO'nun müdahalesinin ardından savaştaki denge bozuldu ve Sırplar barış masasına oturmaya ikna oldu.

Bosna Savaşı nasıl sonuçlandı?

Ülke genelinde kurulan yüzlerce toplama kampında esir tutulan Boşnaklar, işkencelere maruz kaldı, tecavüze uğradı ve katledildi.

Avrupa'nın ortasında, uluslararası toplumun duyarsızlığında, 3,5 yıl süren ve çok sayıda katliam, soykırım, insanlık suçlarının işlendiği bir savaş yaşandı. Savaş, 1995 yılında imzalanan Dayton Barış Antlaşması ile sona erdi.

Aliya İzzetbegoviç ile gelen bağımsızlık

Yugoslavya döneminde Müslümanların hakları için mücadele eden Aliya İzzetbegoviç, 1990 yılında Demokratik Eylem Partisi'ni kurdu. İlk çok partili seçimde Bosna-Hersek'in başkanı seçilen Begoviç, bağımsızlık referandumunun ardından ülkesine yapılan saldırılar karşısında (1992-1995) halkına önderlik etti. Dayton Barış Antlaşması sonrasında 'bağımsız' Bosna- Hersek'in ilk cumhurbaşkanı seçildi. Sağlık sorunları nedeniyle 19 Ekim 2003'te hayatını kaybetti.

BM Barışgücü Hollanda'nın Srebenista'daki rolü neydi?

Srebrenitsalı Boşnak sivillerin o dönem sığınabileceği tek güç olan Hollandalı BM askerlerinin rolü, aradan 25 yıl geçmesine rağmen hala tartışma konusu.

Şehrin Sırp güçlerince işgal edilmesinin ardından, BM şemsiyesi altındaki Hollandalı askerlerin komutanı Thom Karremans'ın 11 Temmuz 1995'te görüştüğü Mladic ile birlikte kadeh kaldırması tepki toplamıştı.

Kamuoyuna yansıyan görüntülere rağmen Karremans hiçbir zaman yargılanmadı.

Hollanda devleti ise Srebrenitsa'daki katliamdan "kısmen" suçlu bulundu. Mahkeme, "Hollandalı askerlerin, Sırplara teslim edilen 300 kişinin öldürüleceğini öngörmesi gerektiğini" ifade etti ve 300 erkeğin yakınlarına tazminat ödemesi gerektiğine karar verdi.

Kimlik tespiti yapılanlar her yıl 11 Temmuz'da anıt mezara defnediliyor

Savaşın ardından kayıpları bulmak için yapılan çalışmalarda, toplu mezarlarla cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimliklerinin tespit edilmesinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda toprağa veriliyor.

Uluslararası Adalet Divanı "Soykırım" dedi

Hollanda'nın Lahey kentideki Uluslararası Adalet Divanı, 2007'deki kararında, Srebrenitsa ve civarında yaşananları "soykırım" olarak nitelendirdi.

Sırp komutan Ratko Mladic, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi (ICTY)'de bir önceki kasım ayında sonuca bağlanan davada, aralarında Srebrenitsa Soykırımının da bulunduğu birçok suçtan müebbet hapse mahkum edildi.

Aynı mahkeme, 2016'da sonuca bağladığı davada, 'Bosna kasabı' olarak bilinen Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karadzic'e Srebrenitsa soykırımı dahil 10 ayrı suçtan 40 yıl hapis cezası verdi.

Mahkeme ayrıca, Srebrenitsa soykırımındaki suçları nedeniyle eski Sırp general Radislav Krstic'i 35 yıl, Vidoje Blagojevic'i 15 yıl, Vujadin Popovic ve Ljubisa Beara'yı ömür boyu, Drago Nikolic'i 35 yıl, Ljubomir Borovcanin'i 17 yıl, Vinko Pandurevic'i 13 yıl, Radivoje Miletic'i 19 yıl, Milan Gvero'yu 5 yıl hapse mahkum etti. Bosna Hersek Mahkemesinde görülen davada ise 13 Temmuz 1995'te bine yakın Boşnak sivilin öldürülmesiyle suçlanan Milorad Trbic, 30 yıl hapse mahkum edildi.

Farklı mahkemelerde görülen Srebrenitsa davalarında bugüne kadar 45 Sırp, toplam 699 yıl hapis cezası aldı.

Eski Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Milosevic de Srebrenitsa'daki soykırımla suçlanmış ancak ICTY'deki yargılanması devam ederken tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşamını yitirmişti.

Savaş suçlusu Bosnalı Hırvat Slobodan Praljak mahkemede intihar etti

Hollanda'nın Lahey kentindeki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin 2017 Aralık ayında görülen temyiz duruşmasında Bosnalı Hırvatların altı askeri veya siyasi sorumlusunun 1992–1995 yıllarındaki savaşta işledikleri suçlardan 2013'te aldıkları cezalara yaptıkları itiraz karara bağlanıyordu.

Mahkeme, davanın sanıklarından 72 yaşındaki Bosnalı Hırvat Slobodan Praljak'ın 20 yıl hapis cezasını onadı. Bu kararın okunmasının ardından "Praljak suçlu değil!" diye bağıran eski komutan, elinde tuttuğu şişedeki potasyum siyanür zehrini içerek intihar etti.

Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi kapandı

1993'te BM kararı ile kurulan Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Praljak'ın intiharı sonrası faaliyetlerini fiilen sonlandırdı.

İç savaşta işlenen suçların cezalandırılması için kurulan mahkemede görülen 161 davada 4 bin 650 tanık dinlendi, 90 kişi mahkum edildi, 19 kişinin de beraatine karar verildi.

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş