Türk ekonomisine 'Çin Zulmü'

A+A-
Evren Devrim ZELYUT

Bugün ekonomide yaşadığımız enflasyon, bütçe açığı, yüksek kur, işsizlik, düşük milli gelir gibi sorunlarımızın temelinde iki ana gerekçe yatmaktadır. Bunlar:

1-Türk ekonomisinin yüksek teknoloji içeren mal üretimi yapmaktan uzak olması.

Haziran 2020 Dış Ticaret İstatistikleri'ne göre, Ocak-Haziran arasında yaptığımız mal ihracatının sadece %3,5'i yüksek teknoloji içermektedir. İhracatta yükte hafif, pahada ağır mallar satamazsanız kasayı dövizle dolduramazsınız. Böyle olunca da ülkede döviz kıtlaşır, kurlar yukarı gitmeye başlar.

2-Türkiye'nin aleyhine, bazı ülkelerin lehine  dönmüş dış ticaret dengesizliği.

Bu noktada ülkemiz en büyük ticari dengesizliği  Çin ile yaşamaktadır. Son beş yılın ithalatına baktığımızda rakamlar, 2015'de 25,2 milyar dolar, 2016'da 24,8 milyar dolar, 2017'de 23,7 milyar dolar, 2018'de 21,5 milyar dolar, 2019'da 19,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

İhracatımız ise belirtilen dönemlerde yıllık ortalama 2,5-3 milyar dolar seviyesinde kalmıştır. Böylece yıllık bazda 20 milyar dolar civarı bir açık, Türkiye'nin rezervlerini eriten gerekçelerden biri olmuştur.

Çin ile yapılan ticarette ithal edilen malların ana ağırlığının yine üretimde kullanılan 'sermaye malları' ve 'yarı mamuller' olduğunu görüyoruz.

Verdiğimiz yüksek açıklara rağmen, Çinliler Türkiye'den mal alırken adeta 'kırk dereden su getirmekte' ihracatçılarımızın işlerine taş koymaktadırlar. Bu haksızlık Anadolu insanını fakirleştirirken, Çin halkını zengin kılmaktadır.

Elbette ki, Çin bize zorla ürün satmıyor. Ancak Türkiye'de ekonomiyi yönetenler, ülkede sanayiyi, üretimi ikinci plana, ticareti yani al-satı birinci plana alan sakat politikalarla bu yanlışı doğurdular.

Türkiye ne yazık ki, özellikle son yirmi yılda dev üretim tesisleri yerine yabancı malların pazarlandığı dev AVM'ler yapmakla öne çıktı. 

Dış ticaret tespitlerimize yönelik şu itirazlar yapılabilir:

*Çin'in Türkiye'den alacağı ürün yok. Çin zaten her malı üreten bir ekonomi.

Bu son derece yanlış bir görüştür. Burada mesele adil dış ticaret kurulmasıdır. Türkiye'nin de Çin'e satacağı geniş bir ürün yelpazesi mevcuttur. Sorun Çin ile oturup pazarlık yapacak iradenin varlığıdır.

*Türkiye sadece Çin'e değil Rusya ve Almanya'ya da büyük açıklar vermektedir.

İfade doğrudur ancak Rusya ile açığın sebebi enerji ithalatımızdır. Almanya'ya verilen açık büyüklüğü ise yıllık ortalama 4-5 milyar dolar ile Çin'den kat kat düşüktür. Almanya Türk ihracatı içinde ilk beşte olan bir ülkedir. Ancak Çin değildir.

Özetle, Türk girişimcisine ithalata bağımlı üretimi ve al-satı yani ticareti özendiren sistem artık değişmelidir. Türkiye yarı mamul üretimine geçerek, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki 'milli sanayiyi kurma' amacına geri dönmelidir. Türk ekonomisi Çin'e olan bağını kopartarak artık bir zulme dönmüş dış ticaret dengesizliğini de müzakerelerle düzeltmelidir.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58