Neden zam oluyor

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Farkında mısınız marketten veya pazardan bir hafta önce aldığınız fiyatı bir daha bulamıyorsunuz. Zamlar artık aylık değil neredeyse haftalık gelmeye başladı.

Geçen yıl 20 lira olan 5 litrelik ayçiçeği yağı bu yıl 38 liradan satılıyor. Üstelik 38 lira da market tarafından yüzde 10 indirimli hali.

1 kilo sıradan beyaz peynirin 35 lira olduğu ülkemizde zam gelmeyen ne var?

Benzinin litresi 7 liranın üzerinde. Zaten akaryakıta gelen zam zincire neden oluyor.

12 Temmuz itibariyle 1 kilo yeşil biber 9 liradan satılıyorsa bunun en önemli sebebi akaryakıt zammıdır.

Peki bu hükümet neden zam yapıyor? Vatandaşını neden sefalete sürüklüyor? Zam yapmasa ne olur?

Bu soruya yanıt vermek için basit bakkal hesabını kullanabiliriz.

Devletin ilk 2019 yılının ilk 5 ayında Harcadığı para 414 Milyar 32 Milyon TL. Ocak ayından mayıs ayına kadar geliri ise 347 Milyar 504 Milyon TL.

Gelen ile gideni toplayıp çıkarttığımızda aradaki açık 66 Milyar 528 Milyon TL.

Yani devlet gelirinden çok harcamış. Arada 66 milyar 528 milyon lira fark var. Bu farkı nasıl kapatacak?

4 şekilde kapatabilir.

Birincisi; bir sonraki ay açık kadar daha az harcama yaparak. İlk beş ayda baktığımızda her ay gelirden çok harcama var.  Mesela Bakan Albayrak diyordu ya, mart ayı şubat ayından daha iyi olacak diye. Bakıyoruz şubat ayında devlet 83 Milyar 737 Milyon TL harcamış. Buna karşılık 66 Milyar 962 Milyon TL bir geliri var. Yani 16 milyar 775 milyon açık var. Bir sonraki aya bakıyorsun yani iyi olması gereken mart ayına 54 Milyar 370 Milyon TL gelire karşılık 78 Milyar 846 Milyon TL harcamış. Açık azalmamış tam tersi artmış.

Yani tasarruf edemiyor.

O halde diğer yola bakıyoruz. Vergi gelirlerine. Devletin vergi toplayamadığını herkes biliyor. Devlet tüm vergileri dolaylı adını verdiğimiz içki, sigara ve benzeri şeyler vasıtasıyla biz vatandaştan topluyor.

Geldik üçüncü yönteme. Yani borçlanma.

Borçlanma tam bir sorun. Türkiye'nin kredi notunun uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından düşürülmesi işimizi zorlaştırdı. Türkiye'ye borç verenler kredi notundan dolayı yüksek maliyet çekiyor. Adamların da haklı yönü var. Çünkü Türkiye gibi ülkelere verdikleri borcu sigortalıyorlar. CDS adı verilen sigorta primi en yüksek iki ülkeden biri biziz. Bu da paranın maliyetini çok ciddi arttırıyor.

Geriye tek bir yol kalıyor.

Devletin zam ile bu açığı kapatması.

Açık zamlarla vatandaşın sırtına bindiriliyor.

O pazardan 1 kilosuna 9 lira ödeyerek aldığınız biber aslında Antalya'da 3 lira. Ama İstanbul'a gelene kadar artan vergi ve nakliye maliyeti nedeniyle o hale geliyor.

Yeşil biber sadece bir örnek. Birçok şey nakliye ve üretim aşamasındaki vergiler nedeniyle her geçen gün daha da pahalıya satılıyor.

Bunun sonu nereye gider derseniz çok değil ekim kasım ayı gibi yaşayarak göreceğiz. Hayat pahalılığının nasıl çekilmez bir hale geldiğini boğazımızdan geçen her lokmada hissedeceğiz.

Bunun çaresi devletin daha az harcaması. Gel gelelim son 12 aya hatta son 24 aya bakıyorsunuz ki devlet harcamasını kısmıyor kazandığının çok üstünde harcıyor.

O halde zamlarla yaşamaya devam.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58