Sosyal ve siyasal çözülmenin tek çaresi!

A+A-
Arslan BULUT

Türkiye, ana muhalefet partisi genel başkanına linç girişimini tartışıyor. Bu saldırı sonunda, Kemal Kılıçdaroğlu'nun sığındığı ev yakılsaydı Türkiye bugün ne durumda olurdu? Olayın, bir "gaz sıkışması"nın sonucu değil, Türkiye'nin birliğine ve dirliğine saldırı olduğunu görmek gerekir! Yine Küçükçekmece'de çocuğa tecavüz ve metrobüste iğrenç cinsel taciz gibi olaylar, Tarsus'ta 12 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden imamın tutuklanmaması, toplumun kendi iç denetimini artık yapamadığını gösteriyor. Annesi doğum için hastaneye götürüldüğü için evde yalnız kalan beş yaşında bir çocuk... Beş yaşında bir çocuğu komşuların koruyamaması... Saldırgan yabancı da olsa bu durum çok vahim bir alarm işareti değil mi?

***

Türkiye her alanda alarm veriyor! Ekonomide alarm zilleri, doların yükselişinden ve patates-soğan fiyatlarından belli değil mi? Ya dış politikadaki alarm işaretleri? 

Meselâ Çin'de "Bir kuşak bir yol zirvesi" toplandı. Anadolu Ajansı'nda konuyla ilgili bir haber var. O da "Malezya Başbakanı Mahathir'in Çin'e gitti" başlığı altında verilmiş.

Ajans bülteninde 10 gün önce yayınlanmış Selimhan Yeniacun imzalı bir de analiz var. Analizde, "Çin'in Akdeniz'deki ticari hamleleri AB'yi kaygılandırıyor. Portekiz ve Yunanistan'ın da Çin yatırımlarına ev sahipliği yapacağı düşünüldüğünde, AB'nin Akdeniz'deki yeni komşusunun Çin olduğunu söylemek yanlış olmayacak. İsrail, Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz hattına bir ticaret otobanı inşa eden Çin, kendi yatırımlarını 'barışçıl kalkınma' prensibi kapsamında değerlendirse de bölgede ekonomik ve siyasal anlamda baskın olan Fransa ve Almanya'nın tepkisine sebep oluyor" denilmiş.

Fransız basınında ise "Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke, Çin'in borçlandırma stratejisi konusundaki endişenin artması sebebiyle zirveye katılmayı reddetti" diye yorumlar var ama beş gün önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, zirveye katılacağını açıklamıştı.

Turhan, Uzak Doğu'dan Avrupa'ya kadar uzanan tarihi İpek Yolu'nun "Orta Koridor"da geliştirilmesi için Asya-Avrupa-Orta Doğu ekseninde önemli adımlar atıldığını ifade etmişti.

Turhan, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattının Çin ve Orta Asya'dan Türkiye'ye ulaşan tüm yolları birleştiren altyapı olduğunu ve çok büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu proje sadece 3 ülkeyi birleştirmiyor. İngiltere, Fransa, Belçika, Almanya, Avusturya, Macaristan, Sırbistan, Bulgaristan, Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve Çin'i birbirine bağlıyor." Demişti.

Yazılı basında ise sadece Birgün gazetesinde Diren Deniz Sarı imzalı ve "Gözler 'Kuşak ve Yol' zirvesinde" başlıklı bir haber var.

Çin tarafından yapılan açıklamaya göre, zirveye Kuzey Kore temsilcileri de dahil 37 ülkenin liderleri katılıyor.

***

Ulaştırma Bakanı Turhan, "Orta Koridor"dan söz ettiğine göre orta yol olan Türkiye hattı Çin tarafından tercih edilmiyor! Durum böyle olunca da bu tür toplantıları fırsat olarak gören Tayyip Erdoğan'ın zirveye katılması söz konusu olmadı.

Bu da Türkiye'nin büyük bir ekonomik fırsatı kaçırması demek! Yeni İpekyolu Türkiye'den geçseydi, Uygur Türklerinin durumu da bu çerçevede iyileştirilebilirdi. Çin, hedef olarak Orta Asya'yı seçtiği için Türkiye'yi gerçek rakip olarak görüyor herhalde…

Kısacası, Türkiye her alanda alarm veriyor. ABD tarafından üslerle kuşatılmış, adalarının ve kıta sahanlığının bir kısmını Yunanistan'a devretmiş, Rusya'dan yüksek irtifa hava savunma sistemi S-400'leri almak için ABD'yi ikna etmeye çalışan bir Türkiye tablosu var.

Sosyal ve siyasal çözülmeye bir an önce çözüm bulunması için, Türkiye'nin yeniden hukuk devleti olması gerekir. Seçmen de bunu anlayacak ama geç kalmamak gerekiyor.

 

  • Yorumlar 12
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları