Doğu'nun kaderini kadın değiştirecek

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Güneydoğu'da kadın modeli insanların aklında hep aynıdır.

Okumamış, erken yaşta evlilik yapmış ve ezilen bir kadın profili.

Bu hafta bir toplantıya katılmak için Diyarbakır'a gittim.

Toplantıyı Diyarbakır İş Kadınları Derneği düzenliyor. Güneydoğu'da iş kadınları var mı ki bunlar bir araya gelip bir dernek kursunlar?

Evet kurmuşlar.

Başında ise 33 yaşında Reyhan Aktar isminde gencecik bir kız var.

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren aile şirketinde kazandığı iş tecrübesinin ardından kendi hayallerinin peşinden giden Reyhan Aktar, henüz 33 yaşında iken Diyarbakır'da günlük 10 bin kişi kapasiteli bir yemek fabrikası kurmuş.

Yeni bir fabrikanın kuruluş çalışmalarını da yapıyor.

Reyhan Aktar, bölgedeki kadınların kaderini değiştirmek için de çaba harcıyor.

Ona göre, kadının ekonomik özgürlüğü olmadan bu kader değişmeyecek. Bu nedenle kadının evde oturmayıp çalışması lazım. Kurduğu işlerde hep kadınların çalışması için çaba harcıyor.

Sadece bu çabanın Diyarbakır ile sınırlı kalmaması için Diyarbakır'da ilk kez Kadın Zirvesi düzenliyor.

Zirveye kadın Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ı da davet ediyor.

Katılım gerçekten çok büyük oldu.

Kadın ayaklarının üzerinde dursun

Bölgede kadınların aktif olarak iş hayatında yer almadığının altını çizen Aktar; "Ben aile şirketimizde çalışma hayatına başlamış olmama rağmen bir kadın olarak çok zorlandım. Çünkü erkekler, iş yerinde kadını, 'bir iş arkadaşı' olarak görmüyor. Zaman geçip de olduğunuz işte tecrübe kazansanız bile, 'kadın' kimliğiniz hep öylece bir yerde duruveriyor. O yüzden bizim buralarda 'başarılı kadın' demek aslında, feodal bakış açısı, kadının toplumdaki yeri, nerede görülmek istendiği gibi kendisine giydirilmiş o kat kat zırhlardan birer birer kurtulmayı başarmış olmak demek" diyor.

Reyhan Aktar'ın dikkat çekecek görüşleri:

* İş hayatına girdiğim ilk günden itibaren kadına olan bu bakış açısını kabul etmedim. Kendi kendime hep 'hem kendi adıma hem de bölgedeki diğer kadınlar adına harekete geçmem lazım' deyip dururdum. İşte DİKAD, benim için bu yüzden çok kıymetli. Çünkü kadının 'ben de varım' diyebilmesi için, ekonominin içinde var olması, iş hayatına girdikten sonra da orada var olmayı sürdürebilmesi gerekir. Bunun ise önünde özellikle bizim bölgemizde pek çok engel var. İşte DİKAD ile biz, bölgede mümkün olduğunca çok kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesini, vazgeçmemesini, hayallerinin peşinden gidebilmesini sağlamaya çalışıyoruz.

* Bugün başkanlık görevini yürüttüğüm Diyarbakır İş Kadınları Derneği'ne (DİKAD) henüz 24 yaşındayken üye oldum. Derneğe girdiğim 2008 yılında, içeride yalnızca 4 kişi kalmıştı ve derneği feshetme planları yapılıyordu. Bu kararın alınmaması konusunda yönetimi ikna ettim ve 5 kişi olarak yolumuza devam ettik. Tüzüğü baştan düzenledik ve çalışmaya başladık. Derneğin logosunu değiştirdik, ofisi yoktu ofis tuttuk. Bugün oldukça aktif bir derneğimiz var. 2013 yılında başkan yardımcısı, 2015 yılında ise başkan oldum. Bugün geldiğimiz noktada 70'in üzerinde üyemizle kadınların iş gücüne daha fazla katılımı için sorunları tespit ediyor, raporlar hazırlayarak çözüm önerileri sunuyor, saha çalışmaları yürütüyor ve kadınlara yönelik meslek atölyeleri düzenleyerek girişimcilik ve e-ticaret eğitimleri veriyoruz. Bugüne kadar 380'i aşkın gence ve kadına ulaştık.

Meslek eğitim atölyesi kurulacak

* Bu kapsamda bir büro elemanı yetiştirme programı düzenledik. 40 genç kızımız katıldı bu programa ve tamamına istihdam olanağı sağladık. Halen devam eden bir tekstil atölyemiz var. Bu atölyeye de 20 kişi katıldı ve bunların da en az yüzde 50'sine istihdam garantisi verdik. Şimdi Diyarbakır'da bir Tekstil Organize İhtisas Bölgesi kuruluyor. 8-10 bin kişinin burada istihdam edilmesi bekleniyor. Bu potansiyeli dolduracak olanlar da büyük oranda kadınlar olacak. Biz de DİKAD olarak bu konuda oluşturulan kurul ve komisyonların içerisindeyiz. Bu kapsamda DİKAD olarak bir Meslek Eğitim Atölyesi kuracağız. Kayapınar Belediyesi Başkan Vekili Ozan Balcı ile birlikte bu proje üzerinde çalışıyoruz ve hatta protokolünü de geçtiğimiz günlerde imzaladık. Bize 330 metrekarelik bir alan ayrıldı. Bu alanda kuracağımız Meslek Eğitim Atölyesi'nde girişimcilik eğitimleri verilecek, mutfak ve tekstil atölyesi olacak. Böylece iş dünyasının ihtiyacı olan kalifiye iş gücüne ve kadın istihdamının artırılmasına katkıda bulunacağız. Hatta bizim amacımız sadece tekstil-konfeksiyon elemanı yetiştirmek değil, biz bu işin eğitimini alıp örneğin stilist olmak isteyenlere, kendi markasını kurmak isteyenlere de önayak olmak istiyoruz.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları