Erdoğan yenilgiye ne dedi? Ne yapacak?

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

**

İstanbul seçmeni, Türkiye seçmeninin demografik yapısının aynasıdır. 23 Haziran seçiminde İstanbullu seçmenin verdiği karar, Türkiye'nin kararıdır.

AKP'ye çok yakın gazeteci arkadaşımı 23 Haziran gece yarısı arayarak cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ne durumda olduğunu neler söylediğini sordum.

"Erdoğan siyasi hayatının en büyük ilk yenilgisini aldı" diyen gazeteci arkadaşım, "Aldığım bilgilere göre Erdoğan çok kızgın ve üzgünmüş. Önce Binali Yıldırım'ı arayarak, verdiği mücadele için teşekkür etmiş, yüzde 50'yi aşan sandık sonuçlarının değişmeyeceğini belirtmiş ve 'kaybettik' demiş..."

"Binali Bey'in sonucu erken açıklamasını Erdoğan'ın önerdiğini" belirten arkadaşım, Erdoğan'ın yakın danışmanlarından aldığı bilgiyi şöyle değerlendirdi:

"Bakanların, genel merkez üst yönetiminin ve AKP'nin İstanbul teşkilatı tümüyle değişir. Belki çok iddialı olacak ama Erdoğan ilk adımını Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ı saraya davet ederek sürpriz yapabilir. Birlik ve beraberlik çağrısı yapar. Unutmadan vurgulayayım gelen ilk bilgilere göre, Erdoğan danışmanlarının büyük kısmını da değiştirecektir…"

Şimdi İstanbul seçimi ile ortaya çıkan tabloya da bakalım:

AKP'nin çöküş döneminin net fotoğrafıdır,

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin çöküşüdür,

Partili cumhurbaşkanlığına milletin tepkisidir,

Kibir, iftira, tehdit dolu; illet, zillet, çamur atma politikası iflas etmesidir,

Bebek katili, İmralı canisinden medet umanlara Türk milletinin çok sert şamar atmasıdır,

Damat Berat Albayrak'ın ekonomi yönetiminin beceriksizliğidir,

Süleyman Soylu'nun çirkin politikasına, valilere siyaset yaptırmasına tokattır,

Hayat pahalılığına, işsizliğe, fakirliğe, fukaralığa gösterilen tepkidir…

Değerli okurlarım,

Yazdıkça tehditler aldık, eleştiriler aldık, gazetelere verilen ilanlarla susturulmaya, korkutulmaya, sindirilmeye çalıştılar, hedef gösterdiler…

Susmadık, korkmadık, yılmadık demokrasiyi savunmaya, partili cumhurbaşkanlığı rejimine karşı çıkmaya devam ettik.

Beka sorunu Türkiye'nin değil, Erdoğan'ın koltuğunun bekası olduğunu, Devlet Bahçeli'nin de her nedense bu hedefin parçası, destekçisi ve yandaşı olduğunu yazdık.

Yandaş medya ise çamur atmayı, iftiralar yağdırmayı sarayın kuklası olmayı tercih etti.

Büyük Türk Milleti bize güvendi, özgür gazetecilere hak verdi, yandaş medyaya da gereken yanıtı İstanbulluların oyları ile verdi.

Kibir, iftira, tehdit, saraylarda yaşam ve toplumu ötekileştirme siyaseti kaybetti…

Sevgi, barış, toplumsal kucaklaşma dönemi yerel yönetimlerde başladı, Türkiye'ye hızla yayılacaktır…

Yasama, yürütme ve yargının tek adama bağlı olma dönemi en kısa sürede sonlandırılmalıdır.

AKP Milletvekili Mustafa Yeneroğlu sosyal medya hesabından, "Kuvvetler ayrılığına, hukukun üstünlüğüne önem vermeliyiz" diyor… Yüzde yüz haklı…

ERDOĞAN NE YAPACAK?

Değerli okurlarım,

Arkadaşımın, "Erdoğan ilk adımını Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ı saraya davet ederek yapar. Birlik ve beraberlik çağrısı yapar" sözlerini unuttuğumu sanmayın…

Bu çok önemli ve dikkate alınması gereken bir ifadedir ama gerçekleşebilecek bir gelişme midir?

Gül, Davutoğlu ve Babacan bir davet gelirse Erdoğan'dan elbette icabet ederler…

Ama soru şudur?

Çıktıkları yoldan geri adım atarlar mı?

Benim kanaatim şudur:

Eğer Erdoğan, 2023'de cumhurbaşkanlığına yeniden aday olmayacağının bilinci ile AKP genel başkanlığını olağan kurultayda bırakacağını taahhüt eder, açıklarsa bir uzlaşma olabilir.

Yorgun, bitkin, sağlıklı siyasi kararlar alamayan Erdoğan eğer AKP'nin çöküşünü engellemek istiyorsa siyasi varisinin önünü açmalıdır.

Merhum Özal'ın cumhurbaşkanı seçildikten sonra ANAP Genel Başkanlığına Yıldırım Akbulut'u atadığına benzer hatayı yaparsa AKP'nin sonu da ANAP gibi olur.

Erdoğan'ın atacağı AKP Genel Başkanlığını bırakma gerekliliğini bu örnek nedeniyle ortaya koydum.

AKP'de genel başkanlık yarışının partiye ivme kazandıracağını, hak eden, AKP tabanının desteğini alan bir ismin genel başkanlık yarışını kazanması partideki metal yorgunluğunu ortadan kaldıracak tek çıkış yoludur…

Ama…

"Tayyip'in partisi" sloganını da anımsatarak derim ki;

Erdoğan, AKP'yi bırakmaz, bırakamaz…

 

  • Yorumlar 19
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları