Kovid döneminde ruh sağlığı

A+A-
Gülay TUNÇEL

Merhaba, sevgili okurlarım,

Umarım herkesin sağlığı, keyfi ve ekonomisi yerindedir.

Ülkemiz olarak, en kritik süreçte korana salgınıyla zirve yapıyoruz. Vakalarda pozitif sonuç 60 bine ulaştı. 300'e yaklaşan vefat haberi var. Çok dikkat etmeliyiz. 

Bu arada ilaç, aşı karşıtları, tartışmaları da yok değil. Çok duyduğum cümleler. Neye göre nasıl?.. Kaç kişiye deney yapıldı? Gerçek sonuçları nedir?

Basın mensubu olarak ilk aşımı vurdurdum. Bildiğiniz gibi özel hastaneler ve sağlık ocaklarındaki saklama koşullarından dolayı Sinovac Çin aşısı mevcut. Dolayısıyla ben de Çin aşısını oldum. Sonra işte, sosyal çevremde keşke BioNTech aşısı vurdursaydın. Zaten Çin aşısının AB vizesi onaylanmadı. Yurt dışına çıkamayacaksınız konuşmaları yerini aldı. Ben aynı fikirde değilim. Zaten Türkiye'ye ilk gelen aşı Çin'den değil miydi? Tek çözüm, mutlak korunma için aşı değil miydi? Gelen aşı sözleşmesinde bunları vurduran yurt dışına çıkamaz... AB'de onayı yok mu diye mi imza atıldı. Bana çok saçma geldi. Bence aşının ayrımı bu kriz döneminde kesinlikle olmamalı. Olacak ise niye vurulduk. Faydası, geçerliliği konuşması bile tartışılmamalı.

Sağlığımız için aşılanmaların bir an önce bitmesini arzu ediyorum.

Bilime teslim olmak zorundayız

Aşı konusunu burada noktaladıktan sonra gelelim en önemli konuya. Maske, mesafe, hijyen....

Sağlığımız için bu üç kuralı lütfen çok dikkate alalım.

Hani derler ya öle bir duruma geldik ki, ya kaçacaksın, ya savaşacaksın.. Başka çare yok.

Teslim olmamak için. Evet ama.. Tanımadığımız sadece insanlığı yoran, üzen, güçsüz bırakan, canımızı yakan bir mikrop var. Nereden nasıl olduğunu bilmediğimiz bir mikrop.

Alın size bir şehir efsanesi; 'Mikrop özellikle üretildi'.

Yok canım o kadar da değil. Veba, çiçek hastalığı, tifo, tüberküloz, grip gibi bu da oluşan bir mikrop. Dünyayı ele geçirdi. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete, konuşmaları uzayıp gidiyor.

Bu işin şakası kesinlikle yok. Aman dikkat.

Evet bu hastalığın kime nasıl nereden geleceğini kimse bilmiyor. Çok bunaldık. Haklısınız.

Baharın göz kırpmasıyla, her yaş grubundan insanların kendisini sokağa attığına şahit olduk.. Sonra ne oldu? Hasta sayıları çoğaldı.

Hastaneler dolup taşıyor. Canımız daha fazla ne olur yanmasın. Hayatlar solmasın.

Aman ne olacaksa olsun demeyelim. Hep birlikte sağlığımıza destek çıkalım.

***

Gelelim ruh halimize...

Şu dönemde yaşadıklarımız, kaygı mı panik atak mı? Kovid-19 mu? Nasıl ayırt edeceğiz? Her kafadan bir ses çıkıyor. Herkesin yorumu farklı. Kafa karıştırmamak için konunun uzmanı Psikolog Oya Kayır'a sordum. Sayın Kayır'ın anlattıklarını satır başlarıyla aktarıyorum:

"Son birkaç gün içerisinde yorgunluk, nefes darlığı ve genel ağrı dönemleri yaşıyorsanız.

Herhangi bir normal durumda, bunu genel kaygı bozukluğunun bir parçası olarak reddediniz.

Ancak şimdi, Kovid-19 semptomlarının -özellikle nefes darlığı- kafalarımızı karıştırdığı mevcut.

Kendinizi endişe ile ele aldıysanız, o zaman bir sarmala yol açan şeyin bu olduğunu bilirsiniz.

Kaygı ve panik atak: Koronavirüs öncesi, panik atağın gerçekte ne olduğunu ayırt etmek için kendimiz tanıyalım.

Panik ataklar uyarı vermeden meydana gelebilir.

Ani ve her an her yerde olabilirler. "Panik ataklar, gerçek bir tehlike olmadığında vücutta fiziksel bir reaksiyonu tetikleyen yoğun korkunun bir sonucudur."

Panik atak belirtileri şunlardır:

Artan kalp atış hızı, göğüs ağrısı veya rahatsızlığı, terlemek, titreme veya boğuluyor olabileceğini hissetmek, baş dönmesi, aşırı ateş,  mide bulantısı, ölmenizin veya zihninizin kontrolünü kaybettiğiniz korkusu, uyuşma etrafında olanların gerçek olmadığını hissetmek,

Panik atak ile anksiyete atak arasındaki fark nedir?

 "Anksiyete saldırıları en azından tıbbi terminolojiye göre değil, teknik olarak bir şey değildir. Bu bir liderin panik atak terimidir.

Bir panik atak çıkardıysanız, ya mutlaka zirveye çıkıp sonra kaybolan, ancak yavaş yavaş korku ve umutsuzluğun ağırlığı altında sizi ezen bulgulara ne dersiniz?

Bu endişe ve nefes darlığı da dahil olmak üzere kendi belirtileri ile birlikte gelir; göğsün sıkılması; hızlı, vurucu bir kalp atış hızı; terlemek; ara sıra titreme veya sıcak basması; baş ağrısı ve titreme, diye açıklıyor .

Ek olarak, genel anksiyete uyku güçlüğü, yorgunluk, kas ağrısı ve bazı durumlarda gastrointestinal sorunlara da neden olabilmekte.

Panik atakların aksine, anksiyete belirtileri uzun süre kalabilir. Örneğin, yüksek kaygı bazen birkaç saat olur. Diğer zamanlarda, bir seferde haftalar veya aylarca sürebilen sürekli, kemiren bir his olarak tezahür eder..

Anksiyete, panik atak veya Kovid-19'un ortak belirtileri; nefes darlığı, yüksek ateş ve öksürüktür.

Acil durum belirtileri -derhal tıbbi yardım almanız gerektiği anlamına gelir- nefes darlığı, göğüste ağrı veya basınç, kafa karışıklığı, uyanamama ve mavimsi dudaklar veya yüz oluşması.

Başka belirtileriniz var mı?

Bir kişi göğsünde nefes darlığı veya gerginlik yaşıyorsa, uzun süre bile olsa, ancak bu semptomlarla birlikte öksürük yoksa, yüksek stres seviyelerinin bir sonucu olarak bu endişe olabilir.

Kovid-19 bulguları ayrıca şiddetli kuru öksürük ve ateş içermelidir. Virüs, akciğerleri ve solunum yollarını etkiler.

Anksiyetenin tüm vücut üzerinde etkisi vardır. Yaklaşık 1 dakikalık sürede daha da artar.

Akut tıbbi problemler nedeniyle nefes darlığı olan insanlar genellikle panik atakların ortak belirtilerinden yoksundur ve bazen hiç ciddi endişe hissetmezler. Açık bir şekilde nefeslerinin bozulmasından endişe ediyorlar.

Ancak anksiyete, ayrılma, felaket ve ölüm korkuları gibi panik atakların psikolojik belirtilerinden yoksunlar.

İster inanın ister inanmayın, tıbbi bir durumdan nefes darlığı olan çoğu insan kaygıya odaklanmaz..

Ayrıca, anksiyete nedeniyle nefes darlığı olan çoğu insan size endişeli olduklarını söyleyecektir...

Bir belirti tıbbi olarak neden olduğunda, anksiyete azaltıcı tekniklerle fazla bir rahatlama olmazdı..."

Evet hocanın söyledikleri bunlar...

...

Sağlığınıza dikkat ediniz. Erken teşhis hayat kurtarır. Sağlıklı güzel haberle buluşmak üzere.

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58