25 Haziran 2022 Cumartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 26°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Orhan UĞUROĞLU
Orhan UĞUROĞLU

Makam odasında çiftleşmeye izin veren bakan

[email protected]
+
Aa
-
21 Ağustos 2019 Çarşamba

Bugün köşemi çok duygulandığım gerçek bir yaşam hikayesine ayırdım.

Trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Ahmet Halûk Dursun, Topkapı Sarayı Müdürlüğü yaptığı dönemde makam odasını "çiftleşmek" isteyenlere izin vererek odasını nasıl terk ettiğini şöyle anlatmıştı:

"Aslında bu olayı emekli olup, köşeme çekildikten sonra yazmayı düşünüyordum. Çünkü biliyordum ki, ben yine çenemi (kalemimi) tutamayarak zülf-ü yâre dokunacağım...

Ama o dönemde yaşananları anlattığım bir dostum çok ısrar etti, "bunu mutlaka yazman lazım" dedi. Ben de hikâyenin içinde hem bürokratik bir zihniyet hem de gerçek bir aşk hikâyesi bulunduğu için saray tarihine bir kayıt düşürmeye karar verdim...

Kimse ısrar etmesin isim vermeyeceğim.

Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.

Kumru sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi.

Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.

Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva bir kaç gün içinde kuruldu.

Ben olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş yumurtlama hazırlığı yapıyordu.

Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka birisi girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.

Bir gün televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, "Hocam niye bu küçücük odada oturuyorsun" diye sordu.

"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım sevgilisine, "ben seni saraylarda yaşatacağım" diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı" dedim.

"Hocam ne olur göster şu yuvayı bana" dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.

Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana... "Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.

Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumru hikâyesini...

Hemen aradım, "üstat sen ne yaptın" dedim.

"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi. "Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ilave etti.

"Sadece gazete değil, Ankara da ayağa kalktı sayende" diye cevap verdim.

Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?

Bir şekilde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.

Akşama kadar Bakanlıktan beni aramayan kalmadı...

"En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim" diye düşündüm.

"Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz" dedim.

Ertesi gün yuvaya bakmaya gittim ki ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.

Yuva yerinde durmasa, "birisi kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Halbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.

Ben daha sonra Topkapı Sarayı'ndan Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.

"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbirisi Bakanlıkta makamlarında kalamamıştı.

Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek."

Prof. Ahmet Halûk Dursun mekanın da makamın da inanıyorum ki Cennet oldu.

Yalan dünyadan gerçek dünyaya "uçup, gittin" ruhun şad olsun hocam… Ruhun şad olsun meslektaşım, kardeşim Savaş Ay…

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Erken seçim bir ay önce
Erken seçim bir ay önce
Ahmet GÜRSOY
Erken seçim bir ay önce
Enflasyona karşı Nijerya formülü!
Enflasyona karşı Nijerya formülü!
Arslan BULUT
Enflasyona karşı Nijerya formülü!
Yeni Türkiye'nin ilk tarih tezini biliyor musunuz?
Yeni Türkiye'nin ilk tarih tezini biliyor musunuz?
Arslan TEKİN
Yeni Türkiye'nin ilk tarih tezini biliyor musunuz?
Erken seçim değil, seçim olacak mı?..
Erken seçim değil, seçim olacak mı?..
Mehmet FARAÇ
Erken seçim değil, seçim olacak mı?..
Lojman satışında yapılan oyun
Lojman satışında yapılan oyun
Murat AĞIREL
Lojman satışında yapılan oyun
Uçtu, uçtu bütçe uçtu...
Uçtu, uçtu bütçe uçtu...
Orhan UĞUROĞLU
Uçtu, uçtu bütçe uçtu...
Lizbon'a banka treni!
Lizbon'a banka treni!
Remzi ÖZDEMİR
Lizbon'a banka treni!
Mevzubahis vatansa…
Mevzubahis vatansa…
Selcan TAŞÇI
Mevzubahis vatansa…
Üniversite ücretlerine yüzde 100 zam
Üniversite ücretlerine yüzde 100 zam
Yaşar ÖZAY
Üniversite ücretlerine yüzde 100 zam
Devlet hafızayla yaşar
Devlet hafızayla yaşar
Servet AVCI
Devlet hafızayla yaşar