Burak Akbay'a 'tuzak' olabilir

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Hakkındaki yakalama kararı kaldırılan ve kırmızı bülten talebi de geri çekilen Sözcü gazetesi sahibi Burak Akbay sevinçle, "Bir an önce dönmeyi, sabırsızlıkla bekliyorum" diyor ama ben karamsarım.

Haksız ve delilsiz suçlamalarla 2,5 yıldır İngiltere'de yaşamak zorunda kalan ve Türkiye'ye hakkındaki "tutuklama kararı" nedeniyle dönmeyen Burak Akbay için bu karar kaldırıldı ama döndükten ve mahkemeye savunmasını verdikten sonra hakkında "tutuklama" kararı verilebileceğini düşünüyorum.

Önce şunu vurgulamak da lazım:

Ne Sözcü'nün tek bir mensubu, ne de Burak Akbay'ın FETÖ'cü olmadıklarından yüzde yüz eminim.

Açılan dava tamamen siyasidir. Verilen mahkûmiyet kararları da keza tamamen hukuksuz ve tamamen siyasidir.

Hukuk fakültelerinde öğretilmesi gereken "siyasi mahkûmiyet kararı" olarak tanımlanacak bir örnek yargı kararıdır.

Elbette Burak Akbay tutuksuz yargılamaya razıdır ki ben ilk celsede beraat kararı verilmesi gerektiğini vurguluyorum.

Ama bu ama var ya…

Türkiye'de yargının "bağımsız" olmadığını ve "siyasi iktidara bağımlı" olduğunu görüyoruz.

Sözcü gazetesi kurulduğu 2007 yılından bu yana, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlı olarak demokrasi çizgisinden hiç sapmadan sadece gerçek gazetecilik yapıyor.

Peki, diyeceksiniz ki;

Sözcü'nün Avukatı İsmail Yılmaz'ın 37. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdiği dilekçelere dayanarak Burak Akbay'ın yakalama kararı neden kaldırıldı?

Mahkeme kararında deniyor ki;

-              "Sanık Burak Akbay'ın daha önceki aşamalarda mahkememize göndermiş olduğu kendi el yazısı ve imzalı dilekçe ve sanık müdafilerinin yazılı dilekçelerden anlaşıldığı üzere

-              Sanığın samimi olarak ülkemize dönerek savunma yapmak istediği,

-              Dosya kapsamında tüm delillerin toplanmış olduğu,

-              Sadece sanık Burak Akbay'ın savunmasının alınmasının beklenmekte olduğu,

-              Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 5. ve 6. maddesinde belirtildiği üzere 'adil yargılama ilkesi' uyarınca sanığın savunmasının bizzat mahkeme huzurunda alınmasının gerekmesi,

-              Sanığın babası Ertuğrul Akbay'ın 07.03.2019 tarihinde vefat etmesi sebebiyle sanığın yakalama olduğundan dolayı cenaze ve diğer işlemler için gelememiş olması,

-              Bu sebeple sanığın daha sonraki aşamadaki dini olarak son görevlerini yerine getirmemiş olmasından dolayı oluşan mağduriyet ve dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak yakalama emrinin kaldırılmasına karar verildi."

Sözcü gazetesindeki haberden aldığım bu bölümde dikkat ederseniz mahkeme "tüm delillerin toplanmış olduğunu" vurguluyor.

Peki, neden suçsuz bir insana hâkimler neden beraat kararı vermiyor?

Danıştığım hukukçular, "Cumhuriyet savcılığının iddianamesinde yer alan Burak Akbay'ın savunması alınmadan beraat kararı da mahkûmiyet kararı da verilemez. Bu yüzden savunması alınmak zorunda ki karar verilebilsin" dediler.

Değerli okurlarım,

Sözcü davasına bakan mahkeme, 27 Aralık 2019 tarihinde Sözcü gazetesinin genel yayın yönetmeni ve yazarlarının bulunduğu gazeteciler hakkında 'silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme' suçundan 1 yıl, 13 ay ile 3 yıl 6,5 ay arasında değişen miktarlarda hapis cezası verdi.

Gazetenin sahibi ve kurucusu sanık Burak Akbay hakkındaki karar ise Türkiye'ye dönüp mahkemede savunmasını yapmasından sonra açıklanacak.

Akbay hakkında "tutuklama" kararı verilebilir mi?

Hukukçular bu sorunun yanıtına maalesef net bir yanıt veremeyip özetle şunları söylediler:

"Sözcü mensuplarının hepsi hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken verilen mahkûmiyet kararları ortada iken yani Türkiye'de bağımsız yargıdan söz etmek mümkün değilken mahkeme her kararı verebilir."

Efsane gazeteci ağabeyim merhum Ertuğrul Akbay'ın cenazesi için dahi oğlunun tutuklama kararını kaldırmayan mahkemenin sözcü mensuplarına mahkûmiyet kararlarını verdikten sonra tutuklama kararını kaldırması ve gerekçe olarak taziye ziyaretini göstermesi de dikkat çekti.

Akbay'ın, "Vatanıma döneceğim için mutluyum. İnsanın vatanına özgürce gidip gelmesi kadar güzel bir duygu yok. Çünkü geçen yıl 7 Mart'ta vefat eden babamın cenazesine katılamamış, yurt dışından cenaze törenini izleyip duasını okumuştum. Bu durum beni üzmüştü. Bu yüzden, bir an önce dönmeyi, sabırsızlıkla bekliyorum" demesi beni de çok duygulandırdı.

Umarım Burak Akbay ve tüm Sözcü mensupları en kısa sürede hak ettikleri "beraat" kararına kavuşurlar.

 

  • Yorumlar 13
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58