'Yargı' dizisi izleyiciyi korkuttu. Türk Böbrek Vakfı Başkanı açıklama yaptı

'Yargı' dizisi izleyiciyi korkuttu. Türk Böbrek Vakfı Başkanı açıklama yaptı

Yargı dizisinin son bölümünde organ bağışıyla ilgili yanlış bir sahne yer alması, organ bağışçılarını korkuttu. Türk Böbrek Vakfı'na gelen telefonlar üzerine vakıf başkanı Timur Erk, açıklama yapma gereği duydu.

"Yargı'' dizisinin geçtiğimiz hafta ekrana gelen bölümünde yer alan bir sahne, organ bağışı yapan vatandaşlar arasında tedirginliğe yol açtı. Diziyi izleyen organ bağışçıları Türk Böbrek Vakfı'nı arayarak, "Biz de organlarımızı bağışladık ama şimdi korku içindeyiz, ya bizi de organlarımız için öldürürlerse!" diyerek organ bağışından nasıl vazgeçebileceklerini öğrenmeye çalıştılar.

bagiscilari-korkutan-sahne-pxev.webp

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk; "dizi yayınlandıktan hemen sonra vakfa birkaç telefon geldi, hepsini gerekli açıklamayı yaparak aydınlattık. Ancak gün geçtikçe artan telefon sayısı ile bu konuda açıklama yapma zorunluluğunun doğduğunu" belirtti.

timur-erk-2.jpg

Timur Erk; "Yargı dizisinin geçtiğimiz hafta ekrana gelen bölümünde ambulans şoförü tarafından, kalp nakli bekleyen oğlu için organ bağışında bulunan kişileri, organın kullanılabilme şartı olan beyin ölümünün koşullarını sağlayarak öldürmesi ile hikaye edilen bölüm, ne yazık ki gerçek hayatta organlarını bağışlamış kişileri tedirgin etmiş ve verdikleri bu kararı sorgulamalarına neden olmuştur. Ülkemizde halen 23 bini böbrek nakli bekleyenler olmak üzere yaklaşık 26 bin kişi organ nakli bekleme sırasındadır." dedi.

Erk; "T.C. Sağlık Bakanlığı, organ nakli bekleme sırası, dinamik bir yapıdadır. Bekleyen hastalar kan grubu, doku uyumu, yaş, böbrekler için diyalize giriş süresi gibi kriterlere göre ayrıca listelenmekte, acil durumlara öncelik tanınabilmektedir.

Bir kişinin bekleme listesinde belli bir sırada sabit bulunması mümkün değildir." dedi. Her vericinin ve alıcının özellikleri farklı olduğundan, standart bir ürün gibi her organın her bekleyene uygun olması söz konusu değildir.

Kadavradan bağışlanan bir organın uygun hastaya gidebilmesi için çok çeşitli tıbbi tetkikler yapılmaktadır. Bu tetkikler sonucunda uygun hastalar belirlenmiş olsa dahi, söz konusu potansiyel alıcının o anki sağlık durumunun tespiti de nakil için ön koşuldur.

Potansiyel alıcının o an enfeksiyon hastalığı geçirmekte olması, örneğin idrar yolu enfeksiyonu, iltihaplı diş, nezle vesaire gibi durumlar, organ uygun olsa dahi hastaya nakil yapılmasını mümkün kılmamaktadır. Organ bağışı ve nakli süreci, oldukça karmaşık ve pek çok uzmanlık dalının müdahil olduğu, ancak son derece kontrollü ve adil bir süreçtir.

Bunun yanı sıra, basında ve diğer iletişim mecralarında organ bağışı hakkında çıkan yanıltıcı ve eksik bilgilendirmeler, ülkemizde zaten çok az sayıda gerçekleşen organ bağışlarını iyice azaltmakta ve önyargıları artırmaktadır.

Vakıf Başkanı Timur Erk; konuya 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında henüz çok yeni dikkat çekmeye çalışmışken, hatalı mesajların çok izlenen bir dizi ile geniş kitlelere yayılmasının, bu alanda çalışanları ve hastaları derinden üzdüğüne dikkat çekti.

İlgili Haberler