Egemenlik kayıtsız şartsızdır YSK'nındır

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Gerekçe, merekçe yok, fasa fiso var diye yazdım, gerekçeli karar yayınlanınca haklı olduğumu anladım.

YSK yok hükmünde diye yazdım gerekçeli karar yayınlanınca haklı olduğumu anladım.

Vicdan cüzdan ve Erdoğan başlıklı 17 Ocak 2019 tarihli yazımda özetle şunları vurguladım:

Peki, "can alıcı" denir ya şimdi de böyle bir soru gündeme getiriyorum:

Erdoğan hükümeti görev süresi dolan 6 üyenin yeniden seçilmesi mümkün iken ve çok rahat bir süre varken neden istemedi?

AKP kafasına uygun YSK ekibini, "ya seçilemezlerse" korkusu ile anayasaya aykırı şekilde görevde tutuyor...

Ve geçen gün yazdığım gibi yerel seçimi iptal etmek için koz olarak kullanmak istiyor...

Gerekçeli karara gelecek olursak.

Neden devlet memuru olmayan 750 sandık başkanının adları ve görevleri gerekçeli kararda yok?

7 YSK üyesinin neden suskun kaldıkları gerekçeli kararda net şekilde ortaya çıktı çünkü savunacak tek bir kelimeleri yok…

7 YSK üyesinin verdiği karara istinaden yazdıkları 12 sayfalık gerekçe, YSK Başkanı Sadi Güven ve 4 üyenin yazdığı 38 sayfalık karşı görüş ile yüzde yüz çürütülüyor.

7 üye İstanbulluların iradesini çaldı, Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasını çaldı…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul adayı Binali Yıldırım ve AKP'lilerin dillerine pelesenk ettikleri, "çaldılar" sözünün dayanaksız, hukuksuz ve gerçek dışı olduğu da net şekilde ortaya çıktı.

Çünkü 250 sayfalık gerekçeli kararda 7 YSK üyesi de "oylar çalındı" demiyor.

Yıldırım, "çaldılar" sözünü soran Habertürk TV'nin başarılı sunucusu Didem Arslan'a bakın ne yanıt verdi.

"Ben halk anlasın diye söyledim"

Milletle alay etmek işte budur.

7 YSK üyesi oyların çalınmadığını söylüyorsa Binali Bey size düşen saçma sapan gerekçelere sığınmak değil milletten özür dilemektir.

7 YSK üyesinin kararı hukuki değil siyasidir.

AKP'nin baskısı ile alınan siyasi bir karardır.

YSK bu karar ile kendisini inkar etmektedir ki hukuken yok hükmündedir.

Cumhuriyet Halk partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, "Gerekçeye göre; Kamu görevlisinin sandık başkanı olmaması BB seçimine etki ediyor ama birkaç oya bağlı belediye meclis üyeliği seçimine etki etmiyor.

Oysa Meclis üyelikleri birkaç oyla dahi yer değiştiriyor, nasıl etkilemez? Emir ve karar verenler Türkiye'ye büyük kötülük ettiler" diyerek çok farklı bir yorum ortaya koymuştur.

250 sayfalık gerekçeli kararının özeti sadece 5 kelimedir.

"750 sandığın başkanları memur değildir…"

Tamam, bu gerekçe ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal ettiniz.

Memur olmayan 750 sandığın memur olmayan başkan dışında gerekçeli kararda, "sonuçları değiştirecek fark var" demişsiniz.

Peki, Kuşoğlu'nun tespitine ve sorusuna ne yanıt vereceksiniz?

Belediye Meclis üyeliklerinin de sonuçlarını değiştirecek oranda oy kullanıldı bu 750 sandıkta.

Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanı AKP'li cumhurbaşkanı olursa,

Türkiye'de haktan, hukuktan ve adaletten bahsedilir mi?

Şimdi bu gerekçesiz, gerekçeli karara bir şu açıdan bakalım.

1- 16 Nisan referandumunun da iptali ve yenilenmesi gerekir. Çünkü mühürsüz oylar geçerli kılınmıştır YSK kararı ile.

2- 24 Haziran Cumhurbaşkanı seçimi iptal edilmelidir. Çünkü memur olmayan sandık görevlileri vardır.

3- 24 Haziran milletvekili seçimi de iptal edilmelidir. Çünkü memur olmayan sandık görevlileri vardır.

Gerekçeli karar ile ortaya çıkan sonuç şudur:

Egemenlik Kayıtsız Şartsızdır YSK'nındır

Değerli okurlarım,

Duyarlı ve dikkatli Yeniçağ okurları Yavuz Selim Demirağ'ın, "Teşekkür" başlıklı yazısında adımı görmeyince telefonla arayarak, e-mail, WhatsApp, SMS mesajları ile adımın yazıda neden olmadığını sordular.

Çok sayıda okurum, "Yoksa ziyaretine gitmediniz mi, geçmiş olsun demediniz mi?" diye şüphe duydular.

Demirağ'a alçakların, şerefsizlerin kalleşçe saldırmasından bir saat sonra hastanede yanındaydım. Oğlu ile beraber odasına çıktık.

Geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Hatta fotoğrafını da çektim ki elimizde belgesi olsun. Kendisine de, yazımda kullanayım mı Yeniçağ'a göndereyim mi diye sordum. "Gerek yok abi" dediği için sosyal medyadaki kınama mesajımda da kullanmadım.

İnanıyorum ki "sehven" unutulmuşumdur.

 

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları