Elitaş hepimiz FETÖ'cü müyüz?

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

15 Temmuz'dan sonra ilk kez 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, FETÖ'nün siyasi ayağı konusunda, "… Yasa 25 Haziran'ı 26'sına bağlayan gece yarısı oluyor. Bu yasa ile kimsenin haberi yok biz bundan 26 Haziran sabahı 2009'daki toplantıda haberimiz oluyor. Bu bir kere anayasaya aykırı. Bu kanun teklifini kim hazırladı? Tamamen FETÖ ile ilgili, bu araştırılsın" diye açık adres gösterdi…

Önce 12 Haziran 2009'a gidelim.

Taraf gazetesinde manşetten verilen "İrticayla Mücadele Eylem Planı" başlıklı Deniz Albay Dursun Çiçek imzalı bir belge gündeme geldi.

Bu belgenin AKP ile Gülen hareketine yönelik "komplo ve yıpratma planları" içerdiği iddia edildi.

24 Haziran 2009 gününü hatırlayalım:

 Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Askeri savcılık tarafından yapılan incelemenin ardından söz konusu belgenin Genelkurmay'da hazırlanmadığı ve imzanın da Albay Çiçek'e ait olmadığının tespit edildiği gerekçesi ile takipsizlik kararı verildi.

25 Haziran 2009 gününü hatırlayalım:

İstanbul Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, Askeri Savcılığın kararı ve AKP'nin suç duyurusu üzerine, "Arkadaşlarımız Adli Tıp Kurumu olsun, Polis Kriminal Dairesi olsun buradan aldıkları raporlara göre bir karar vereceklerdir" dedi…

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ diyor ki:

"Biz burada daha önce muhatabın adli savcılık olduğunu ifade etmiştik. Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın vermiş olduğu bu karardan sonra, soruşturma adli savcılık tarafından yapılacak, süreç hukukun içinde işlemeye devam edecektir. Bu belge, her halükarda gerçek de olsa sahte de olsa, tüm bunların arkasında birilerinin olduğu tartışmasız bir gerçektir."

Dikkatinizi çekerim.

Bozdağ "Adli savcılık" ile hukuki sürecin devam edeceğini söylüyor.

İstanbul Başsavcıvekili Çolakkadı da, sivil cumhuriyet savcılarını "Arkadaşlarımız" diyerek savcıları görevlendirdiğini açıklıyor.

Peki,

Ortada henüz askerlerin sivil yargıda yargılanabileceklerine dair yasa var mı?

Yok…

Değerli okurlarım,

İlker Başbuğ şu olayı da hatırlattı:

"Bahsedilen yasa teklifi askeri şahıslar askeri mahalde işlediği suçlarda dahil özel yetkili mahkemelerde yargılanacak. Bu bir kere anayasaya aykırı. Bu tamamen ne için? Dursun Çiçek için…

Bu olay medyada "AK Parti ile cemaati bitirme planı" algısı olarak yapıldı. Sivil şahıslar her durumda askeri yerlerde yargılanmaz özel yetkili mahkemelerde yargılanır."

İşte şimdi tekrar Başbuğ'un anımsattığı ve adres gösterdiği o "meşum" 25 Haziran gece yarısına yani 26 Haziran sabah ilk saatine dönelim ve o adreste kimler olduğunu tekrar hatırlayalım:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen tek yetkili, AKP Grup Başkanvekilleri:

Bekir Bozdağ, Mustafa Elitaş

AKP milletvekilleri:

Ahmet Aydın, Mehmet Ceylan, Yahya Doğan, A. Müfit Yetkin.

Bu yasa değişikliğine o gece onay verenler ise şöyle:

Anayasa Komisyonu Başkanı AKP'li Ahmet İyimaya,

Adalet Bakanı Sadullah Ergin.

Değerli okurlarım,

FETÖ ile AKP'nin "el ele" Ergenekon ve Balyoz davalarındaki yönlendirmeleri işte yüksek çözünürlüklü bir fotoğraf kadar net.

Bir hatırlatma daha yapayım.

Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Başkanlığı görevi sırasında, "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" için "kağıt parçası" demişti.

Başbuğ, 5 gün önce de bir televizyonda şu çağrıyı yaptı:

"FETÖ'nün siyasi ayağı yok dersek gerçeği inkâr olur. Bunun yargının çıkarması ve siyasi iradenin ağırlığını koyması lazım…"

İşte bu çağrı üzerine 2 dönem CHP milletvekilliği de yapan Emekli Deniz Albay Dursun Çiçek adı geçen AKP'liler hakkında suç duyurusunda bulunacağını Yeniçağ Ankara Haber Müdürümüz Sami Gökçe'ye açıkladı.

AKP'liler neden suskun?

Değerli okurlarım,

Yeniçağ gazetesi sorumlu, özgür ve etik yayıncılık anlayışında olduğu için adı geçen AKP'lilerden görüş almaya çalıştım.

O tarihte, Meclis'te Anayasa Komisyonu Başkanı olan AKP'li Ahmet İyimaya ile konuştum.

İyimaya şöyle dedi: "O günle bugün arasında fark yok aynı görüşteyim."

O tarihte AKP Grup Başkanvekili olan Mustafa Elitaş ile de konuştum.

Elitaş, şunları söyledi: "CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal 23 Haziran 2009 tarihinde meclis grup toplantısında, 'Askeri darbeyle ilgili hukuki takibat, hesaplaşma, Türkiye'yi askeri darbe arayışına sürükleyen ortamı tasfiye etme arayışı içindeysen, getir gereğini yapalım' diye Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulundu.

Başbakan Sayın Erdoğan da, 25 Haziran 2009'da yurt dışına giderken havaalanında, 'Tamam, grup başkanvekilleriniz gelsin gerekli yasa değişikliğini yapalım' diye CHP'lileri davet etti.

Sayın Baykal'ın talimatı ile CHP grup başkanvekilleri önce Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüştüler sonra meclisteki 4 partinin grup başkanvekilleri bir araya geldik…

 Adalet Bakanlığının hazırladığı yasa tasarısındaki o madde değişikliği üzerinde 4 parti mutabakat sağladık. Yasa Meclis'ten oy birliği ile geçti.

Ancak daha sonra Sayın Baykal, 'Meclis'te gece yarısı darbesiyle çok önemli değişiklikler oldubitti ile halledilmek istiyor' dedi ve CHP yön değiştirip Anayasa Mahkemesine dava açtı ve o madde iptal oldu.

Sayın Başbuğ'un o ifadesine göre, bu durumda hepimiz FETÖ'cüyüz demek mi oluyor?"

  • Yorumlar 23
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları