Erdoğan yerine kimi önerecek?

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

16 Nisan referandumu ile yapılan anayasa değişikliği, Recep Tayyip Erdoğan'a 3. kez cumhurbaşkanı adayı olma imkânı vermiyor. Çünkü Burhan Kuzu ve AKP'nin hukukçuları anayasa değişikliği metnine Erdoğan'ın 3. kez seçilebilmesi için gerekli hükmü yazmayı akıl edemediler.

AKP'nin 22. Dönem milletvekili olan gazeteci yazar Resul Tosun ile Haber Global televizyonunda "Saynur Tezel ile Günün Nabzı" programında canlı yayın konuğu olduk.

Erdoğan'ın 3. kez cumhurbaşkanı adayı olamayacağını vurguladım.

Tosun, Yüksek Seçim Kurulunu (YSK) işaret ederek, "Buna YSK karar verir" dedi.

SKYPE bağlantılı olduğundan Saynur Tezel'e ve Resul Tosun'a, "Stüdyodaki bir programda anayasa hukukçuları da katılsınlar tartışalım" diye çağrı yaptım.

Tosun'un "YSK karar verir" ifadesinden anlaşıldı ki, Recep Tayyip Erdoğan'ın 3. kez cumhurbaşkanı adaylığı için sığınacağı liman yandaş hale gelen Yandaş Seçim Kuruludur.

Eğer YSK, Erdoğan'ın 3. kez adaylığını anayasaya aykırı şekilde kabul ederse, muhalefet partilerinin yerinde olsam kesinlikle cumhurbaşkanı adayı çıkarmam.

Çünkü anayasanın ilga edilmesi yani ortadan kaldırılması olur.

Cumhurbaşkanlığı seçimi anayasanın 101. Maddesinde şöyle tanımlanıyor:

"Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir."

Değerli okurlarım,

Eğer, Türkiye Büyük Millet Meclisi beşte üç çoğunlukla (360) "erken seçim" kararı verirse, Cumhurbaşkanı Erdoğan da 3. kez aday olabilir.

AKP ve MHP'nin oyları 360'ın altında olduğu için erken seçim kararı alamazlar.

Ancak Erdoğan ve Bahçeli muhalefet partilerinden CHP, İYİ Parti veya HDP'den birisi ile anlaşırsa Meclis'ten erken seçim kararı çıkabilir.

Erdoğan ve Bahçeli bu üç parti ile anlaşabilir mi?

Hemen vurgulayayım.

-   Yüzde 50+1 ile cumhurbaşkanı seçilmesi kalkar.

-   En çok oy alan partinin genel başkanı oyları yeterse tek başına yetmezse koalisyon ile başbakan olur.

Erdoğan'ın ve AKP iktidarının devleti en az 5 yıl daha yönetme imkanı doğar.

Çünkü anketler AKP'yi yüzde 30'larda birinci parti olarak gösteriyor

Değerli okurlarım,

AKP'li Resul Tosun ilginç bir konuyu daha gündeme getirerek bana şöyle sordu:

"Sizin tek adam rejimi dediğiniz başkanlık sistemi için Erdoğan muhalefete gelin revize edelim çağrısı yapsa ne dersiniz?"

-   Yasama, yürütme ve yargının tek adamın kontrolünden çıkarılması,

-   Hâkimler ve Savcılar Kuruluna tek adam tarafından atama yapılmaması,

-   Meclisin yasama ve denetleme görevini eksik yapması,

-   Kişisel özgürlüklerin ve medya özgürlüğünün sağlanması,

-   Özetle demokrasinin eksiksiz uygulanması durumunda, başkanlık sistemi de Amerika'daki gibi olacaksa itirazım olmaz dedim.

Değerli okurlarım,

Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan, Muharrem İnce'nin kuracağı partiyi yorumlarken şöyle bir cümle kullandı:

"Bu tür bölünmeler, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasını kolaylaştırır. İkinci turda da su akar yatağını bulur."

Artık AKP destekçisi gazeteciler de Cumhur İttifakı partilerinin güç kaybından anladılar ki cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda sonuçlanmaz.

O halde şimdi sorayım:

AKP genel başkanı olarak aktif siyasete devam etmesinde bir sorun olmayan Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın cumhurbaşkanı adaylığı için kimi önerir?

5 aday yazayım:

-   Devlet Bahçeli,

-   Binali Yıldırım,

-   Berat Albayrak

-   Süleyman Soylu

-   Fahrettin Koca

Artıbir Araştırma Şirketi anketinde sordu:

"Erdoğan'dan sonra AKP'nin başına kim geçmeli?"

Katılanların yüzde 38,2'si Süleyman Soylu, yüzde 17,8'i Fahrettin Koca, yüzde 5,8'i Berat Albayrak, yüzde 2,9'u Binali Yıldırım diye yanıt verdi….

Benim sorumu Artıbir yeni bir ankette sormalı.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için bu anket fikir verebilir ama eksik olmasın diye listeye Devlet Bahçeli'yi de ekledim.

Kararı sizler verin…

Değerli okurlarım,

Bir itiraf da MHP'den ihraç edilen Cemal Enginyurt'tan şu sözlerle geldi.

"İYİ Partili arkadaşlara ben niye küfür ettim diyorum kendi kendime. İnanın çok üzülüyorum. Benim Müsavat Dervişoğlu ile Koray Aydın'la ne problemim vardı o zaman. Benim Meral Akşener'le arsa davam mı kan davam mı vardı?

Meral Akşener, 19 Haziran'da kongreyi 715 imzayla kazandığında ben mahkemeye verdim Milliyetçi Hareket Partisi'ni ve ben iptal ettirdim kazandıkları kongreyi. Ben iptal ettirdim; kazanmıştı. Kazandıkları kongreyi iptal ettirdik."

O mahkemenin kararı ne yazık ki hukuki değil AKP'nin siyasi eseridir.

Kazandıkları kongrenin iptali demokrasinin katledilmesidir, siyasetin rehin alınmasıdır.

Şu soru Türkiye'nin gündemindedir:

-   "Bahçeli ve MHP, Erdoğan'ı ve AKP'yi neden kayıtsız şartsız destekliyor?

Enginyurt'un bu sözleri;

Devlet Bahçeli'nin MHP Genel Başkanlığını korumak için Erdoğan'a ve AKP'ye vefa borcu ödediğinin itirafıdır.

  • Yorumlar 5
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58