Erdoğan'ın o açıklamalarının şifresi çözüldü. Biden ile arasındaki F-16 ve İsveç'in NATO üyeliği pazarlığını anlatmıştı

Erdoğan'ın o açıklamalarının şifresi çözüldü. Biden ile arasındaki F-16 ve İsveç'in NATO üyeliği pazarlığını anlatmıştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Macaristan’a ziyaretini ve yurda dönüşü sırasında gazetecilere yaptığı açıklamaları değerlendiren gazeteci Ardan Zentürk, Türkiye’nin dış politikadaki hamlelerine ilişkin dikkat çeken analizlerde bulundu.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, son 4 ay içinde ikinci kez Macaristan’ı ziyaret etti.

Başkent Budapeşte’de Cumhurbaşkanı Katalin Novak ve Başbakan Viktor Orban ile görüşmeler gerçekleştiren Erdoğan, Türkiye’ye dönüşü sırasında ise uçakta gazetecilerin sorularına yanıtladı.

ERDOĞAN: BUNLARIN HEPSİ BİRBİRİNE BAĞLI

Erdoğan, İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin gelen bir soruya, "Biliyorsunuz İsveç'in NATO üyeliği ile katılım protokolünü Türkiye Büyük Millet Meclisine biz gönderdik. İsveç konusu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Joe Biden ile yaptığımız görüşmede de gündeme geldi. ABD ile aramızdaki F-16 meselesini de bu çerçevede değerlendirdik. Görüşmede kendisinin 'Siz bunu Meclis'ten çıkarın, aynı şekilde ben de Kongre'den bunu geçiririm.' şeklinde bir ifadesi oldu. 'ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan eş zamanlı olarak bu süreci işletsin. Eş zamanlı olarak bunu işletirsek, bunu parlamentodan çok daha rahat bir şekilde bizim de geçirme imkânımız olur.' dendi. Parlamentodaki sürece ilişkin bir başka zorlaştırıcı konu da savunma tedarikinde Kanada ve bazı müttefiklerin olumsuz tavırları... Bunların hepsi birbirine bağlı. Gerek Amerika'nın F-16 konusu, gerekse Kanada'nın verdiği sözleri tutması noktasında beklediğimiz olumlu gelişmeler, inanıyorum ki parlamentomuzun da konuya olumlu bakışını hızlandıracaktır” yanıtını verdi.

ARDAN ZENTÜRK: ERDOĞAN ONUN HAZIRLIĞINI YAPIYOR

Erdoğan'ın ziyaretini ve söz konusu açıklamasını inceleyen Gazeteci Ardan Zentürk, Türkiye’nin dış politikadaki hamlelerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Macaristan'ın Türkiye’yle beraber, İsveç'in NATO üyeliğine onay vermeyen ülkeler arasında olduğunu hatırlatan Zentürk, son dönemde iki ülke arasındaki ilişkilere ve 2024’te Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nın Macaristan'a geçecek olmasına dikkat çekti.

Zentürk, şu ifadeleri kullandı:

"Macaristan'da çok güzel 50'ye yakın anlaşma imzalamışız... Macaristan Türkiye’yle beraber bir rol de üstlendi. Bu Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde. Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin Avrupa ile olan ilişkilerini de beraber koordine ediyoruz. Gelecek yılın ikinci yarısında sanıyorum Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı Macaristan'a geçecek. Erdoğan da onun hazırlığını yapıyor. Macaristan'a geçtiği an itibariyle Türkiye-Avrupa ilişkileri Hollanda veya İsveç'in dönem başkanlığından farklı olacaktır."

“ARTIK BAŞKA BİR METODOLOJİYE DÖNÜLDÜ”

Türkiye'nin, PKK ile olan ilişkileri nedeniyle İsveç'in NATO'ya üyeliği sürecinde bu ülkeyi ve ABD’yi suçlayan bir politika izlediğini belirten Zentürk, Ankara’nın artık başka bir metodolojiye döndüğünü savundu.

Zentürk, şu şekilde konuştu:

“PKK'yı ülke topraklarından süpürmüş. Suriye-Irak hattında da kontrol altında tuttuğuna inanan bir Ankara beyin kimyası var. ‘Yani onlarla siz ilişkilerinizi devam ettirseniz de ettirmeseniz de ben onları o coğrafyada kontrol ediyorum. İstediğim zaman harekatlarla canlarını okuyabiliyorum. Nokta atışlarımla sizinle çalışan ve sizinle toplantıya katılanları bile yok edebiliyorum. O yüzden o iş orada dursun. Benim başka bir meselem var’ düşüncesi taşıyan bir Ankara'yla karşı karşıyayız."

“ANKARA AMBARGOLARIN ALTINDAN KALKMAYA ÇALIŞIYOR”

Ardan, Erdoğan’ın, “Gerek Amerika'nın F-16 konusu, gerekse Kanada'nın verdiği sözleri tutması noktasında beklediğimiz olumlu gelişmeler, inanıyorum ki parlamentomuzun da konuya olumlu bakışını hızlandıracaktır” sözlerini ise şu şekilde değerlendirdi:

“Batı yıllardır Yunan, Ermeni ve İsrail lobisini önümüze koyarak bilinçli bir savunma sanayi ambargosu uyguluyor Türkiye'ye. S-400'ü almak zorunda kaldık sonunda. Benim anladığım kadarıyla Ankara ‘PKK'yı nasılsa kontrol ediyorum. Yarın bir gün iyice dağıtırım bunları’ diyerek, ülkeye konulmuş olan açık ve kapalı ambargoların altından kalkmaya çalışıyor. Bu olumlu bir düşünce. Çünkü tek başına yeterli bir kimlik zor. Dünyada hiçbir ülke bunu yapamıyor. Benim anladığım Türkiye, savunma sanayisine ve teknolojiye dönük ambargoları kaldırmayı önceliğe almış durumda. Bu doğru bir karar.”

İlgili Haberler